Mahmut’un reformculuk dönemi, gördüğümüz yeni bir rejim arama deneylerinde gelenek doğrultusuna en çok uyan mutlakiyetçi monarşi şekline yöneliş dönemidir. Bunu gösteren özellikler şunlar olmuştur: a) hükümdarın mutlak yetki hakkı devam ediyor, b) yönetilenler ‘’reaya’’ olmaktan çıkıp, ‘’tebaa’’ ve ‘’halk’’ oluyor, c) kapıkulluğu kalkıyor, onun yerine sınıf, ırk, din farkları gözetilmeden devşirilen bir sivil bürokrasi gelişiyor, d) kapıkulu ordusu yerine farklı şekilde devşirilecek bir militer örgüt kurulmasına doğru gidiliyor, e) sivil bürokrasi ve ordunun başında bulunanlarla ulemâdan seçilen kişilerden oluşan en üst yetkili, kanun yapma görevlisi sürekli meclisler kuruluyor.
Tanzimat’ın ilânına kadar bunların hiçbiri tümden gerçekleştirilmiş değildir; Tanzimat, hükümdarın yetkilerini kısma gibi bir değişiklikle böyle bir rejimin uzantısıdır. Kimi gözlemciler bunu despotizme, kimileri istibdat yönetimine, kimileri de ilkel yasalı bir rejime benzetmişlerdir. Gerçekte bu, Avrupa’da Fransız Devrimi’nin yıktığı, Avrupa’nın başka yerlerinde de yıkılma halinde olan ve ‘Ancien Regime’ terimi ile adlandırılan devlet türüne çok benzer. Bu modeli istibdat yönetimi olarak tanımlamak, bir yüzyıl kadar sonra kurulan Cumhuriyet rejiminin ilk aşamasını diktatörlük rejimi olarak nitelendirmek gibi eksik ve yanıltıcıdır.
Fakat Mahmut’un mutlakiyetçi monarşi yönetimine bir istibdat yönetimi benzerliği veren yanlar da yok değildi. Bu, yeni rejimin niteliği belirinceye kadarki girişimlerin geçiş dönemlerine özgü çelişkiler içinde kalmasından ileri gelen bir şeydir. Bu yüzden hükümdarın ve onun mutlak yetkesini uygulayanların eylemleri bize keyfi işler olarak gözükür. Tanzimat, buna bir son verme çabasının ürünüdür. Böyle geçişlerde girişilen eylemlerin keyfi uygulamalar olarak
Cennete konmayı kim istemez? Melek gibi olmak, insan sevmek, cennette bir köşküm olsun demek. Gel gör ki dünyanın gerçeği başka: Koşullar kötü, insanlar alık! Yer yoktur ne barışa ne de aşka. Yeltenmek bunlara, şarlatanlık!
İnsan neyle yaşar? Ezmektir işin; insanı vurup, soyup, dövüp gırtlaklamak!
Bu dünyada rahat yaşamak için: Şart insana insanlıktan çıkmak!
İnsan bu gerçekten kaçınamaz: Kötülük yapmadan yaşanamaz!