Çabaları, sıkıntıları, toplumda yükselmek için gece gündüz demeden çalışıp didinmesi, kendisinin değerli bir insan olduğu yolunda kafasını öyle büyük bir inançla doldurmuştu ki, adalet düşüncesinin ölçüsü bireyin sabır derecesine sıkı sıkaya bağlı olduğunudan, dünyanın ona adaletli davranabilmesi gerçekten çok güçtü.
İyi ve güzel şeyler ağır ağır ve geçikmiş olarak geldiğinde, insanın hayal gücünün hesap edemediği, can sıkıntısı veren sinir bozucu bir sürü ayrıntıyı da beraberinde getirir.
Son derece iyi, ama zayıf, sinirli kişilerde ara sıra böyle olur; iyiliklerine rağmen üzülmek, öfkelenmek, onları sanki sarhoş eder, bundan zevk alırlar ve mutlaka başkalarına, suçsuz, çoğunlukla da en yakınlarından birine çatarlar. Örneğin kadınlar, ortada incir çekirdeği dolduracak bir sebep yokken kendilerini mutsuz, kırgın hissetmek ihtiyacı duyarlar. Pek çok erkek de böyle durumlarda kadınlara benzer.
dur bakalım, dediler. dur bakalım hele. biz mi bilmiyoruz nasıl yaşanacağını?
dünkü çocuk, bize akıl mı öğretiyorsun?
başka bir şey yapmak gerekseydi elbette biz bulurduk bugüne kadar senden