Birader sen de amma zayıf kalbli adamsın. İnsan her şeyi okumalı. Fakat hiç birinin müfrit taraftarı ve mutaas. sıbı olmamalı. Kararlılık, ihtiyat ve itidali elden bırakma-malı. Fikirleri tarta tarta okumalı. Gerçekten bu gibi ki. tapların okunması insanı, özellikle gençleri tabii biraz sar-sar. Ben bunları okurum da sarsılmam demek, boş lakır. tıdır. Çünkü insanın hamama girip de terlememesi, denize düşüp de ıslanmaması mümkün değildir.
Gözünüze bir zerre, dişinizin arasına ufacık bir şey girse sizi son derece rahatsız eder. Çıkaracağım diye uğ-raşır durursunuz, çıkarmayınca da rahat ademezsiniz. El. bette taptaze dimağınıza bir takım vahşi fikirler girince gereği gibi huzurunuzu bozar. Derde bakınız ki onlar pen-se ile değil, kelpeten ile de çok çıkar. Aykırı felsefî fikir-lerle oynamak herkesin kârı değildir. Öyle şeylerle uğra-şan bir adam labratuvarında çalışan bir kimyacı gibi ol-malıdır. Kimyacı bir takım kimyasal maddeler hakkında ilmi araştırmalar yaptığı esnada onların içindeki zehirli maddelerin zararlı tesirlerinden kendini korumak için na-sıl bir çok tedbirler alırsa, felsefe ile uğraşanlar da tıpkı o kimyacı gibi ihtiyata uyması gerekir. Zira o fikirlerin için-de öyle helâk edici, öyle zehirli fikirler vardır ki insanı bir anda yere serip öldürür.
Kürtçe çeviri
Bira, tu mirovekî pir lawaz î. Divê mirov her tiştî bixwîne. Lê divê mirov nebe alîgirê tundrew an fanatîk ê tiştekî. Divê mirov biryardarî, hişyarî û nermbûnê bernede. Divê mirov ramanan bi baldarî bixwîne. Bi rastî, xwendina pirtûkên weha bi xwezayî mirovan, nemaze ciwanan, dihejîne. Gotina "Min ev xwendin û ez ê nehejînim," axaftinek vala ye. Ji ber ku ne mimkûn e ku mirov bikeve serşokê û xwêdan negire, an jî bikeve deryayê û şil nebe.
Ger tozek bikeve çavê te, an tiştek piçûk di navbera