Kitap güzel bir popüler bilim kitabı. Halkın anlayabileceği tarzda yazılmış. Özellikle son bölümdeki felsefi tartışma çarpıcı. Ancak bir bilim insanı olan yazarın Toplumsal Bilinci anlatırken ‘Dış Gruplar’ alt başlığında yazdıkları sanki kitaba sonradan eklenmiş gibi, ayrıca bir bilim insanı kimliğine yakışmayacak derecede ön yargılı ve fazla incelemeden belirtilmiş bir fikir beyanı…181. Sayfa…Gezegende insan gruplarının sürekli diğer gruplara şiddet uyguladığını söyleyip ilk örnek olarak 1915 olaylarını işaret ediyor… Halbuki buna gelene kadar Amerika’da yerli halka, Filistinde yine yerli halka uygulanan sistematik soykırım, Japonya’ya atılan atom bombaları, Afrika halkına uygulanan sömürü politikaları vd… birçok örnekten bahsedilmiyor. Kitap okumaya değer…
Kitabı bugünkü gözle okursanız büyük bir hayal kırıklığı… O zamanki gözle okumak için de bir tarihsel ve sosyolojik birikim gerekiyor… Ben o günkü gözle okumaya çalıştım ama olmadı yine de… Roman üç dört karakter arasında dönüyor. Bıktırıcı tanımlamalar, abartılı diyaloglar, anlatım dilindeki kopukluklar ve “psikolojik tahlilleri içeren ilk Türk Romanı” denmesine rağmen son derece yetersiz tahliller, anlamsız ve mantık dışı konuşmalar… Romanın tarihi değerine saygı duyuyorum ve daha da ileri gitmiyorum. Edebiyat tarihindeki yerini bilmenin yeterli olduğunu düşünüyorum, ama okumaya da gerek yok diyorum.