Evlilik dışı ilişkiler cezalandırılması gereken bir suç sayılır ve aynı toteme sahip kabile üyeleri arasında cinsel ilişki kesinlikle yasaktır ama aile içi ilişki(ensest), hangi biçimde olursa olsun yerlilerin gözünde en önemli suçu oluşturuyor. Sözgelimi kız ve erkek kardeşler arasında ilişki ihtimali düşünmek bile içlerini dehşetle doldurur ve şiddetli bir iğrenme duygusu uyandırır.
Büyücülüğün ortaya çıkışını anlatan belli öyküler, tüm doğa üstü tehlikeleri dile getirmez ya da onların yeterli bir açıklamasını sunmaz. Yerlilerin inancına göre beklenmedik ani bir hastalık ve ölüm, erkek büyücüler tarafından değil, farklı hareket eden ve daha doğaüstü bir karaktere sahip uçan kadın büyücüler(cadılar) tarafından gerçekleştirilir.
İÖ 1500 yıllarında bir Asur kralı, yaptığı bir kanunun 40. maddesi ile evli ve dul kadınların da başlarını örtmeye mecbur etmiştir. Fakat kızlar, cariyeler ve sokak fahişelerinin, örtülmesi yasaktı. Bu gelenek Yahudilere geçmiş, Yahudi kadınları evlendiklerinde saçlarını traş edip peruk ya da başörtü ile örtmüştür. İlginç olanı Tevrat’ın son yazıldığı zamana kadar Yahudiler arasında Tanrı namına fuhuş yapan kadın ve erkekler varmış.
Sümer tapınaklarında rahibeler genel kadın görevi yapmıyorlardı. Bunlar Tanrı namına seks yaptıklarından kutsal sayılmış ve diğer kadınlardan ayrılmaları için başları örttürülmüştür.