Fehmi Çalışkan

Bir çoban yanılgıya düşerse öteki çobanlardan ayrı tutulmalıdır; ama eğer koyunlar çobanlara güvensizlik duymaya başlarlarsa vay halimize.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2024 41. kitabı
İnsanın Anlam Arayışı/Viktor Emil Frankl/166 sayfa/ Yazar: Viktor Emil Frankl (26 Mart 1905 - 2 Eylül 1997/ 92 yaşında vefat) Holokost'tan kurtulan Yahudi nörolog ve psikiyatr ve psikoterapist / Profesör Psikoterapi ve psikiyatrik muayene arasındaki en önemli fark psikoterapinin konuşma tedavisi olması, psikiyatrik muayenede ise ilaçla tedavinin uygulanmasıdır. Holokost, Nazi Almanyası rejimi ile onun müttefikleri ve işbirlikçileri tarafından Avrupa'daki altı milyon Yahudiye karşı devlet desteğiyle sistematik olarak gerçekleştirilen zulüm ve katliamları ifade eder. Holokost, Avrupa genelinde 1933–1945 yılları arasında kademeli olarak gelişen bir süreçtir. İnsanın Anlam Arayışı” kitabı 1945 yılında yazılmıştır. Yazar 41 yaşındayken. 1942 yılından 1945 yılına kadar ailesini kaybettiği Auschwitz ve Dachau’daki Nazi toplama kamplarında yaşamıştır. Babası, annesi, erkek kardeşi ve karısı bu toplama kamplannda ölmüş ya da gaz fırınlarına gönderilmiştir ve bu nedenle kız kardeşi hariç, ailesinin tamamı yok olmuştur. Kapo veya esir görevlisi, (Gardiyan) Nazi kampında zorla çalıştırmayı denetlemek veya idari görevleri yerine getirmek üzere görevlendirilen mahkûma verilen isimdir. Krematoryum, cesetlerin yüksek sıcaklıklarda yakıldığı yer. Olsa olsa iki yüz kişiyi alabilecek şekilde inşa edilmiş bir ba­rakaya bin beş yüz tutuklu tıkıştınlmıştı. Üşüyorduk, karnımız açtı ve uzanmak şöyle dursun, oturmak için bile herkese yetecek yer yoktu. Dört gün boyunca tek yiyeceğimiz, yüz elli gramlık bir ekmek parçasıydı. “Müslüman’ tabiriyle neyi söz konusu ettiğimizi biliyor musunuz? Perişan, kendini bırakmış, hasta, bir deri bir kemik görünen ve fiziksel olarak daha fazla çalışamayan... işte böyle birisine ‘Müslüman’ deriz. Er ya da geç, genellikle kısa bir süre içinde, her ‘Müslü­man’
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma

Fehmi Çalışkan

, bir kitap okudu
7/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2024 41. kitabı
Viktor E. Frankl
8.2/10 · 51,4bin okunma
İskambil kağıtları’nın esrarı/Jostein Gaarder/346 sayfa Jostein Gaarder, Sofie’nin Dünyası’ndan önce kaleme aldığı İskambil Kâğıtlarının Esrarı’nda, insanın kendine ve dünyaya bakışını sorguluyor. Kitapta bir ana hikaye var, bir de masalımsı ikinci hikaye. Bir baba ve oğul, sekiz yıl önce evden ayrılan anneyi bulmak üzere Norveç Arendal’dan, Yunanistan/ Atina’ya otomobille yola çıkarlar. Yolda küçük bir köye uğrayıp ekmek alırlar. Ekmek aldıkları fırıncı aslında çocuğun dedesidir. Ama bunu çocuk da baba da bilmez. Çocuk ekmeklerin içinden çıkan kitabı okuyunca bu sırrı öğrenir. Sonra Atina’da anneyi bulurlar ve Norveç’e geri dönerler. Eserde, insan, varlık sebebi, dünyaya neden geldiği sorgulanıyor. Kainat ve dünyadaki varlıklar ve bunların sanatkârı aranıyor. Kitap; biz kimiz? nereden geldik? sorularıyla bitiyor. NEREDEN GELDİK "Eğer bizi ya­ratan bir Tanrı varsa, onun gözünde bizler, bir ba­kıma yapay varlıklar sayılırız. Gevezelik ederiz, dalaşırız, dövüşürüz. Birbirimizden ayrılırız ve ölürüz. Anlıyor musun? Acayip zekiyizdir, atom bombaları, aya giden füzeler yaparız. Ama hiçbiri­miz nereden geldiğimizi sormayız. Buradayız ya sırık gibi, bu bize yeter." "Onun için mi gülüyor Tanrı bize?" "Elbette. Eğer biz kendimiz yapay bir insan üretebilseydik, Hans-Thomas, sonra bu yapay in­san başlasaydı ahkam kesmeye -örneğin borsa ya da atyarışları hakkında- ve en basit ama en önem­li soruyu, yani kendisinin nasıl ortaya çıktığını hiç sormasaydı - işte o zaman biz de katıla katıla gü­lerdik muhakkak." İnsanların kim olduklarını, nereden geldikleri­ni hiç sormadan dünyada dolaşıp durmaları, anlaşılamaz bir şeydi bence. İnsan nasıl bu gezegende­ki yaşam karşısında gözlerini yumar ya da onu olağan sayabilirdi? NİÇİN GELDİK Çoğu insan, koca bir bulmaca gibi gözümüzün önünde
Sofie’nin Dünyası/Jostein Gaarder: 1952 doğumlu, 72 yaşında/591 sayfa Sofie'nin Dünyası, Norveçli yazar Jostein Gaarder tarafından 1991 yılında yazılmış romandır. Kitabı Jostein Gaarder yazmış. Fakat kirapta, sanki bu romanı binbaşı Albert Knag, kızı Hilde Moller Knag’a doğum günü hediyesi olarak yazmış gibi göstermiştir. Hilde Moller Knag Tıpkı Sofie gibi 15 yaşına girmek üzeredir. Kitapta, Norveç'te yaşayan genç bir kız olan Sofie Amundsen ve O'nu felsefî düşünce ve felsefe tarihi ile tanıştıran Alberto Knox arasında geçen olaylar anlatılmaktadır. Yazar kitabın içinde ayrı bir hikaye olarak Sofinin dünyasını vermekte. Sofi Albertota ne kadar ömrünün olduğunu sormakta. Alberto “Yazar kitabını bitirinceye kadar” diyerek binbaşıya işaret etmektedir. Yazar burada sanki Sofinin yok olup gitmesini (yokluk fikrini) vurguluyor. Sofie Alberto‘ya: hiç kimse mükemmel değil, binbaşını da mükemmel olmadığına göre onun üstünde bir yerlerde bir tanrı olmalı diyor. Binbaşı Tanrı değil! Diye bağırıyor. Ebedi yokluğu vicdan penceresinden değerlendirirsek, vicdan cehennem de olsa ebedi yaşamayı isteyecektir. Ama meseleye ceset ve tenden bakacak olursak, elbette insan cehennem ateşine karşı toprak olmayı hatta belki de yok olmayı arzu edecektir. Üç bin yılın hesabını göremeyen Karanlıkta yolunu bulamaz, Günü gününe yaşar ancak. Goethe Sofie'nin Dünyası; 3 bin yıllık felsefe geçmişini, öyküsel düzleme çekerek didaktik ve bir o kadar da akıcı bir anlatımla ele alıyor. İlk mektup ve ilk soru Kimsin sen? İkinci mektup ve ikinci soru: Dünya nereden çıktı? Okulda dünyayı