Brahimov

Brahimov
@Karamazon
Puan vermedi·344 syf.··
2020 38. kitabı
·
92 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2020 15:27
İncelemeye başlamadan önce, bir yanlış anlaşılmanın önünü şimdiden keseyim. Alt başlıkta da yazıyor "Psikiyatrik İlaç Kullanımına Eleştirel Bir Bakış" diye ama gözünden kaçan olur, kitabın ismini duyar duymaz tetiklenecekler için: kitap tümden farmakoloji bilimini değil, psikiyatrik ilaç sektörünü inceleyip eleştiriyor. Aşı karşıtlığı, "alternatif" tıp gibi tepki çeken mevzular gündemde iken belirteyim dedim. Küçük bir uyarı daha: profilde tıp yazması, üstüne 5. sınıf olmam sizi birikimim konusunda yanıltmasın. Neticede mezun olmama iki aldım kaldı ama gerçekten akademik düzeyde inceleme yapacak kadar bir donanımım asla yok. Hele böyle spesifik bir konuya eğilen kitaplarda. Bu tarz kitapları okurken terminolojiye hakim olmanın verdiği bi rahatlık var sadece. Takip etmekte zorlanmıyorum. Bu kitabı okuyan başka birinden tek farkım, bu aşinalık olabilir desem alçak gönüllülük etmiş olmam. İleride uzmanlığımı nörolojide ya da psikiyatride yapacak olursam bu durum elbette değişir ama şimdilik bu yetersizliğimi bilerek okumanızda fayda var. İkinci sınıftan itibaren her sene, süresi değişse de, nöroloji ve psikiyatri derslerini gördük. Meseleye depresyon, şizofreni, manik-depresif duygu durum bozukluğu gibi "hastalıkların" tanımından başlamak gerekiyor. --- Konuyu dağıtmadan devam etmek istiyorum ama tanım demişken, bu ruhsal sorunlar için kullanılan "hastalık" ifadesinde beni rahatsız eden bir şey var. Yazar da kitabın hemen giriş kısmında bu konuyla ilgili bir bilgilendirme yapmış. Değinmeden geçmek istemiyorum: "Bu kitaptaki bazı terimleri tasvip etmediğim halde kullanmak zorunda kaldım, zira bu yaygın terimlerin alternatifi ya mevcut değil ya da çoğu kimse tarafından bilinmiyor. Çok fazla tırnak işaretinin okumayı zorlaştıracağı endişesiyle bu terimleri her zaman
Bilim
İlaçla Tedavi EfsanesiJoanna Moncrieff · Metis Yayıncılık · 201045 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Marie Sklodowska
Nobel ödülü kazanan ilk kadın oldu ve bu ödülü iki kez kazandı. Sorbonne’un ilk ve uzun yıllar boyunca da tek kadın profesörü oldu. ... On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, Marie Sklodowska ve kocası Pierre Curie Uranyumdan dört yüz kez fazla radyasyon yayan bir element keşfettiler. Marie’nin ülkesine atfen olan polonyum adını verdiler. Kısa bir süre sonra radyoaktivite sözcüğünü icat ettiler. Ve birlikte nobel ödülü kazandılar. Marie ... bedeni bilimsel alanda elde ettiği başarıların bedelini ödedi. En sonunda kan kanserinden ölene dek, maruz kaldığı radyasyon bedeninde yanıklara, yaralara ve şiddetli ağrılara neden oldu. Yeni radyoaktivite krallığındaki buluşlarıyla yine Nobel ödülü kazanan kızı İrene’i ise lösemi öldürdü.
Sayfa 92 - Sel Yayınları
Öyleyse susmak niye, çocuklar uyumuyor ki; ölüyor, ölüyor!
Puan vermedi·434 syf.··
2024 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 17:50
"Ne çocuk işçiler, ne çocuk gelinler, ne çocuk mülteciler, ne çocuk ölümler olsun." Şair kimdir? "Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kimse," diyor güncel sözlük. "Duyarlı"... Anahtar kelime bu olsa gerek! Bana kalsa dünya duyarlılığını dizelere aktaran kimse derdim. Dünyada akan kana, çocukların gözyaşlarına divitini batırıp yazan kimse... Dünyanın sessiz kaldıklarını yüzlerine çarpan, duymak istemediklerini duyuran, görmek istemediklerini gösteren. Üç maymunu ve geri kalan tüm maymunları "dize" getiren... Bir dostun teklifiyle karşılaştım eserle. Yazarı kimdir, necidir bilmem. Ama okudukça tanış oldum kendisiyle. Dokunduğu konular tam da temas etmek istediklerimdi. Durup dinlenip okudum, dönüp dolaşıp okudum, düşünüp kalıp okudum: "Yaşamla tanışmadan kefenle tanışıyor kundaktaki bebekler." Savaş dünyası, savaşı batası dünya. Büyükler savaşırken küçüklerin ezildiği dünya... Ne diyordu Yaşar Kemal, "Savaş icat eden görmesin cennet." Görmesin, iki dünyada da. "Romanından kovulmuş kahraman gibiyim." Öyle değil miyiz sahiden? Hepimizde biraz yabancılık içinde var olduğumuz dünyaya. Hepimiz başka yerinden yaralı. "Söyle nasıl kapanır bu yaralar?" Var mı dünya yarısının ilacı? O kadar çok yara var ki üstelik, ölen çocuklar, çocuk işçiler, çocuk gelinler, açlıktan ölenler... Tuhaf bir dünya değil mi? Bir tarafı açlıkla mücadele ederken dünyanın diğer tarafı obezite ile mücadele ediyor. Bir tarafta oyuncak beğenmezken çocuklar diğerleri "ölüp dinlenmek istiyorum," diyor. Ve tüm dünya, ödüllü bir filmi izlercesine olan biteni izliyor. Ne diyordu Che Guevara: "Aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar. Ya ölmeli cellatlar ya da hiç doğmamalı çocuklar." Ve Nazım Hikmet Ran, "Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler." Ve yalnızca kendisi mücadele etmiyor şairin, tüm şairleri
Şiir
Düşünmek Yaşamın Pasını SilmektirTahsin Özmen · Karina Yayınevi · 2018552 okunma
-Güneş de sanıyor ki bir tek o yanıyor.-
10/10
·434 syf.·
Beğendi
·
2020 2. kitabı
-Cümlelerinizi bir demet gül sunar gibi söyleyin.- -Dünya aşktan ibarettir, gerisi fasa fiso. -Eylemsiz düşünce, çıkarılmayı bekleyen define gibidir.- -Gölgeyi üşüten güneşe hasretidir.- . "Aşk, bir bedende iki kişi." “Ey aşk...! bir mucize gerçekleştir şimdi Şapkandan bir kumru havalansın Bana öyle büyük ki bu kalp, Gelsin yüreğime yuvalansın” Kitabı okurken sımsıcak bir yürek buldum. Yaşam kavgasının molalarında, sıcacık bir poğaça, buğusu üstünde demli bir çay, sevgi ve vefayla beslenmiş hoş bir muhabbet, zifiri karanlıklarda bir umut ışığı, sığınılacak güvenli bir liman, şifalı bir çift dost eli hissine kapıldım. 438 sayfalık kapsamlı ve güzel bir kitap, aforizmalarla, çarpıcı düşüncelerle dolu bir kitap. Düşünmeyi ve düşündürmeyi hedefleyen, beyinlere seslenen metafor zengini tam bir şiir ziyafeti. Bu ziyafetin menüsünde, sevgi var, sitem var, aşk var, barış var, umut var , çocuk var, kadın, insan, doğa ve Dünya var, kısacası belli bir yaşanmışlık var. Benim en çok sevdiğim aforizmalarının birinde Şair Tahsin Özmen diyor ki " İnsanın pilini, sahip olduğu mallar değil, mutlu olduğu anlar şarj eder." Ben de bu kitabı okurken gerçekten mutlu oldum, yaşam enerjim yenilendi tazelendi. Bu kitapta Şair şiiri, insan insan, insan doğa, insan toplum ilişkileri olarak yansıtıp, sosyal siyasal iktisadi ve kültürel olguların bir bileşkesi olarak ele almış. Bir empati aracı, duygusal paylaşım aracı olarak şairin şiirlerini, esas olarak insanı düşündüren, bunun yanında kimi zaman üzse de, kimi zaman hüzünlendirse de, genelde hayatı sevdiren, manevi bir hazza kaynaklık eden ve eleştirel bir farkındalık yaratmaya dönük şiirler olarak değerlendirebiliriz. Ayrıca Şair şiirlerinde, yaşadığımız zamanın garipliğinden, monotonluğundan, doyumsuzluğundan, duygusuzluğundan,
Şiir
Düşünmek Yaşamın Pasını SilmektirTahsin Özmen · Karina Yayınevi · 2018552 okunma
Bazı Insanlar Kendinizi Yalnız Hissetmenizden Başka Bir Işe Yaramazlar.
Puan vermedi·112 syf.·
2018 41. kitabı
''Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek.'' Bugün bir dilek tuttum senden yana; kalktım son nefesimi dizlerinde uyuttum. Yokluğunda iki umut arasında elini tuttum son soluğumda. Kaç gündür tek bir kelimene hasret bekliyor olmak ne acı ... Kaç sene zamanı gelsin diye bekledim. Anlatabilmek için bekledim, anlaşılabilmek için bekledim. Başlasın diye bekledim. Sabahı bekledim geceyi bekledim. Buluşabilmek için bekledim, sabırdan bekledim, çaresizlikten bekledim. Plan yaparken bekledim, hayal kurarken bekledim. İnan diye bekledim.. Vazgeçiyorum ya senden panikle yine bekledim. Biliyorum uzun sürer kimi zaman toparlanmak. Anıların, hayallerin, ümitlerin ve cesaretin çaresiz. Yazıyorsun, nasıl bir sensizlikse bu, çıt çıkmıyor içimden cümlesindeki ''sızıyı '' anlar sanıyorsun. Oysa yazdıklarını yollayacağın adreste hala bekleyen var mı bilmiyorsun.. Sonra; sebepsiz geliyor aklına bir şarkı ,bir sürü sebebi ile... Hayat geçip gidiyor ömrümden, ben yine bekliyorum.. ''Ne kadar hatırlatsan kendini boş. Sensiz de seni sevebiliyorum.'' youtube.com/watch?v=3vNtVJ7... Keyifli okumalar.
Dokuza Kadar OnÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202326bin okunma