Dünya o kadar büyük ki;
Bir noktayım ortasında, ne yapsam.
Bazanda o kadar küçülüyor ki dünya,
Devrilecek sanıyorum, kımıldarsam.
Hayat o kadar uzun ki ,
Öyle bitmez geliyor ki bir an...
Bir de bakıyorum,o kadar kısalıyor ki;
Ne çıkar, diyorum, bir hayattan.
Saadet o kadar lâzımki yaşayana;
Billâhi can verir uğruna insan.
Hem o kadar boş ki mesud olmak,
Gün yüzü görmeden ölenlerin arkasından*
...
- Captain , gözleriniz kıpkırmızı! Yoksa ağladınız mı ?
- Neden ağlayayım ,madam?
_ A, siz hiç ağlamaz mısınız?
_ Hayır, asla alışık değilim.
_0 halde bilseniz hayatta
ne büyük bir zevkten mahrumsunuz! Ağlamak, ağlamak bu
tatlı bir şey ...
Bu, yağmurun bir yaz günü kuru ve kızgın toprak üzerine yağışı gibi bir şey...