"...Atamız Adem'e yazıklar olsun! Bunun için ona
teşekkür etmeliyiz,' diyecekler, onların teşekkürü nefret olacak.
Böylece tüm yaptıklarım sert biçimde bana geri dönecek — benim
üzerime yığılacak; Ey cennetin kaçan mutluluğu; kederler bana
sevinç, neşe getirsin! Yüce Tanrım, ben senden beni çamurdan
yaratmanı istedim mi? Beni karanlıktan kurtarıp bu güzel bahçeye
getir dedim mi? Arzum benliğime uymadığına, senin emirlerini yerine
getirmediğime göre, beni tekrar toprak yapman, tüm verdiklerini
benden geri alman doğru olacaktı. Bunlar yeterli ceza olacaktı da
neden bana sonsuz acılar, üzüntü verdin? Adaletini anlamak zor,
ama doğruyu söylemek gerekirse böyle tartışmak, itiraz etmek
için artık çok geç; bu koşulları o zaman kabul etmemeliydim.
Onları kabul edip iyi yanlarından zevk aldıktan sonra itiraz
etmek olur mu? Peki ya Tanrı'nın oğlu emrine karşı gelseydi
ve, "Beni neden yarattın? Ben istemedim bunu," deseydi,
o zaman ne olacaktı? Ama onu seçimin olarak değil,
doğal bir ihtiyaç olduğu için yarattın sen.
Tanrı seni kendi seçimi olarak yarattı, Ona hizmet edesin diye;
senin ödülün Onun lütfu olacaktı; o halde cezanı da istediği gibi
o verecektir; Onun hükmü doğru, ben topraktan yaratıldım,
o halde yine toprağa döneceğim. Ben hazırım!"