Mahmure

Mahmure
@Kemalisthatun
"Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım."
71 kütüphaneci puanı
220 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
İlelebet Cumhuriyet
10/10
·264 syf.·
2025 34. kitabı
"Bazı kişilerle hiç karşılaşmamış olsanız da oldukça iyi tanırsınız. Hani bir darbımesel vardır, 'Köroğlu gelmeden namı gelir.' denir; işte Orkun Özeller öyle biridir. Kendisini görmeden namını bilenlerdenim." Bu sözler Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'a ait. Ve bu yorumunda hislerimiz tamamen ortak. Onu "Amerika'nın verdiği madalyayı almayan şerefli komutan" olarak tanıyanlar çoksa da ben Orkun komutanımı sosyal medyadaki paylaşımlarıyla tanımıştım. Sanki fikirlerimi her seferinde yazılı olarak okuyor ya da dinliyor gibi hissediyordum onun paylaşımlarını gördüğümde. Her seferinde de durup onun yorumlarına kulak kabartmışımdır. Bunlarla beraber tabii kendi kitabını tanıttığını ve fuarlarda imzaladığını gördüm. "Hemen almalıyım" diyerek imza takvimini takip ettim. Ankara'ya geldiğini öğrendim ama imza gününde maalesef orada olamadım, bu yüzden ağabeyimden alması için rica ettim. Sağ olsun, isteğimi kırmadı ve kitabı benim adıma edindi. Komutanımı telefonla dinleme fırsatı buldum. Onun etrafındaki insanların aksine genç bir kız olduğumu öğrenince epey şaşırmış ve saygı duymuştu. Bütün konuşma boyunca gülümsemeden ve heyecanlanmadan edemedim. Bu görüşme benim için çok özel bir anıdır, yüz yüze bile olmamasına rağmen onu çok iyi tanıdığımı hissetmiştim: Hem fikirlerini hem duruşunu hem kalemini... Ona olan büyük saygımdan kitabı için doyurucu bir inceleme yapmalıyım diye düşünüyorum. Bu yüzden bu incelemeye saatlerimi, hatta günlerimi, ayırdım. Umarım inceleme hak ettiği değeri görür diyerek başlıyorum. Öncelikle "İncirlik Ağacı" ismini sorgulamakla başlamak gerek. Kitap 2 bölümden oluşuyor. Birisi -kitabın büyük bir bölümü de oluşturan- İncirlik Üssü (güncel ve tam adıyla 10. Ana Jet Üs Komutanlığı), diğeri de sığınmacılar. İncirlik Üssü ve "ocağa incir ağacı dikmek"
Siyaset
İncirlik AğacıOrkun Özeller · Nergiz Yayınları · 2024132 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Hayır, bu insanların gülmeye hakkı yok."
8/10
·202 syf.·
2025 31. kitabı
"Generaller Yatakta Ölür" elime sıradan bir kitap gibi geçmedi. Kitabın çevirmeni Fehmi Ardalı Bey'e bir rica ile ulaştım: Kitabı satın almak ve kendisinden imzalı olarak edinmek istiyordum. Ancak o, bu isteğime karşılık olarak benden yalnızca kitabı tanıtmamı istedi. Bu sebeple kendisine bir kere daha içtenlikle teşekkür ederek incelemeye başlamak istiyorum. Öncelikle çeviri ve dil hakkında yorum yapmam gerekiyor. Yazarın dili ve çeviri sayesinde kitabın çoğu bölümünde kendimi gerçekten çok kaptırdım, kitabın içinde gibiydim. Fakat bazı yerlerdeki zaman kipleri tuhaflığı bu anları böldü. Yazarın kullandığı zaman kiplerinde tuhaf bir hata mevcut. Çevirmenin baştaki notu sayesinde bunun yazarın hatası olduğunu öğrensem de okuma zevkine ket vurduğunu belirtmek istedim. Kitabın yazarı Charles Yale Harrison'ın 1930 yılında kaleme aldığı bu roman, I. Dünya Savaşı'na katılmış bir askerin gözünden, savaşın aldatıcı gösterilerinin ardındaki insanlık trajedisini açıklıyor. Kanadalı bir er olarak cephede yaşadığı korku, açlık, moralsizlik ve vicdan hesaplaşmaları, herhangi bir kahramanlık hikâyesinden çok uzak. Bu roman, savaşın neferlerini anıtlaştırmamış, aksine onları anlamak için yazılmıştır. Yazar, gönüllü olarak Kanada ordusuna katılır ve Batı Cephesi'ne gönderilir. Amiens, Ypres, Courcelette ve Arras gibi tarihe geçmiş kanlı muharebelerde yer alır. Anlatıcı, savaşın cephelerde iki taraf arasında yaşanmadığını hissettiriyor. Askerleri asıl tüketenin açlık, bitler, ölü bedenlerin çürüyen kokusu, emir-komuta zincirinin adaletsizliği olduğunu gösteriyor. Savaşın ortasında geçen bu kitap, benim için tamamiyle bir film gibi aktı. Hâlâ bir filminin çekilmemiş olduğuna çok şaşkınım. Bir film yapımcısı olsaydım şimdiden işe koyulmuştum. Diyaloglar sade ama vurucu; sahneler net,
Askeri Tarih
Generaller Yatakta ÖlürCharles Yale Harrison · Mazi Yayınları · 20258 okunma
Dünyanın En Kötü Üne Sahip Adamı
Puan vermedi·200 syf.·
2025 19. kitabı
hizliresim.com/j2tzx2h Sedat Peker'le iki büyük ortak yönüm: Memleketimiz ve Atatürk'ü araştırma seviyemiz. Bugün o kadar şaşırtıcı bilgiler öğrendim ki toparlamakta zorluk çekiyorum. Hiçbirini daha öncesinden bilmiyordum. Aleister Crowley'nin Yalanların Kitabı (The Book of Lies)'nı okudum ve ardından kendisi hakkında biraz daha derine inmeye karar verdim. Bu kitabı sindire sindire okumaya çalıştım ama yazarın kendisi ve kitap o kadar ironik ki kitabı nasıl inceleyeceğimi tam olarak bilmiyorum. Aslına bakılırsa bu incelemeyi daha çok kendimi bilgilendirmek için yazıyorum. Önce biraz Crowley'den bahsedeyim. 1875 doğumlu bu şahıs; bir yazar, okültist ve kendi dini Thelema'nın kurucusu. Bazıları onu Satanist veya peygamber olarak da atfediyormuş. Britanya onu "dünyanın en kötü üne sahip adamı" olarak tanımlamış ama o kendisini özgür iradenin savunucusu olarak görmüş. Şaşırtıcı şekilde Beatles'tan David Bowie'ye kadar birçok sanatçı Crowley'den etkilenmiş ya da onu bir şekilde eserlerine taşımış. Yani bir zamanların küçümsenemeyecek bir mistik figürü. Ondan etkilenmiş bazı örnekler: • The Beatles – Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band (1967) Aleister Crowley, albümün kapağında yer alıyor. hizliresim.com/gxusve9 • David Bowie – Quicksand (1971) "I'm closer to the Golden Dawn / Immersed in Crowley's uniform of imagery" • Ozzy Osbourne – Mr. Crowley (1980) Direkt kendisini konu alıyor, ironik sözlerle. • Iron Maiden – Revelations (1983) Onun yazılarından esinlenilmiş. Ve beni en çok şaşırtan kısım: Crowley'nin oğlu için seçtiği isim... Atatürk! Bu şahıs büyük olasılıkla Mustafa Kemal Atatürk'ten ve yaptığı devrimlerden çok etkilenmiş. Fakat sonrasında 1937 doğumlu olan oğlu, ismini değiştirmiş. Yazarın Atatürk'ü peygamber Yeremya'ya benzettiği de
Din
The Book Of LiesAleister Crowley · Samuel Weiser · 198610 okunma
Atatürk'ün Yarınları, Bizim Bugünlerimiz
10/10
·112 syf.·
2024 61. kitabı
''Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz!'' Ne güzel cümle ama... Planlı, kesin ve net. Yarın Cumhuriyetimizin 101. yılı olacak. Birçok yarın'lar gördük, hepsi o ''yarın'' sayesinde güzel oldu. Hepsi de güzel olacak. Hak ettiğimiz geleceği yaşamak için bize güç veren bir geçmişimiz var. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı olan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize armağan ettiği, yaşanacak yarınlarımız, korunacak bir memleketimiz var. Öncelikle söylemek gerekir: Kitap, tamamiyle Nutuk'tan alınmış. Ve bu değerli kitabın kapağı, Türkiye'nin tam bağımsızlığı uğruna çıkılan Millî Mücadele yolundan bir fotoğraf. hizliresim.com/pa21eik 4-11 Eylül 1919... Temsil Heyeti'ne birlikte seçildiği arkadaşlarından (sağda) Hüseyin Rauf Orbay ve (solda) Bekir Sami Kunduh Beylerle Sivas’ta. Anadolu’da bağımsızlık mücadelesini örgütleme ve tek bir çatı altında birleştirme amacıyla toplanan Sivas Kongresi'nde "manda ve himaye" fikri reddedilmiş, tam bağımsızlık kararı alınmış ve "Misak-ı Millî" ilkeleri benimsenmiştir. Bu kongre, Kurtuluş Savaşı'nın temel taşlarından biridir ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolda çok önemli bir adımdır. Bugün, Cumhuriyet'in çalkantılı olduğu bir dönemde biz Türkiye'nin aydın ve cumhuriyetçi çocukları, cumhuriyetin yalnız ilanını değil onun layıkıyla yaşatılmasını da koruyoruz. Cumhuriyetimizin 101. yıl dönümünde, bizleri aydınlık bir geleceğe taşıyan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anarken Cumhuriyetin değerlerine olan sarsılmaz bağlılığımızı bir kere daha teyit ediyoruz. Atatürk’ün ''Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.'' sözüyle temellenen bu Cumhuriyet, bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün en güçlü kalesidir. Bugün bu kaleyi daha da sağlamlaştırmak, onun ilkelerine sahip çıkarak ülkemizi yarınlara taşımak,
Tarih
Yarın Cumhuriyeti İlan EdeceğizMustafa Kemal Atatürk · Cumhuriyet Kitapları · 1998123 okunma
Maneviyatın Dörtlükleri
Puan vermedi·55 syf.·
2024 51. kitabı
Arif Nihat Asya'nın "Rübaiyyat-ı Arif" eseri, adından da anlaşılabileceği üzere kendisinin rubailerinden (dörtlüklerinden) oluşturulmuş. Kendi derin düşünceleri ve gözlemleri ile oldukça kısa olmasına rağmen tatmin edici bir eser. Rubaileriyle edebiyat dünyasını fazlasıyla etkileyen şair Ömer Hayyam'dan etkilendiği de aşikâr. Bana kalırsa Asya, özellikle dinî içerikli dörtlüklerde kesinlikle çok başarılı. Bu yüzden bu eserinin manevi bir rehber niteliği taşıdığı söylenebilir.
Şiir
Rübaiyyat-ı ArifArif Nihat Asya · Yıldız Matbaacılık ve Gazetecilik · 195628 okunma