"Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım."
"Tu-kiu'lar at üzerinde pek ustalıkla ok atarlar. Karakter bakımından son derece merhametsizdirler. Yazı (yani Çin yazısı) bilmezler. Adam, at, vergi ve hayvan sayısını, ağaç üzerine oydukları kertiklerle ifade ederler. Yazılı emirler yerine altın uclu oklar kullanırlar ki, ... bunun üzerine balmumundan bir mühür raptedilmiş olur."
Saygı olan yerde korku olur ama korku olan yerde saygı olmaz. Bence korku saygıya göre daha geniş bir kavramdır. Saygı tıpkı tek sayıların, sayıların bir parçası olması gibi korkunun bir parçasıdır, değil mi? Sayının olduğu yerde mutlaka tek sayı olmak zorunda değildir ama tek sayının olduğu yerde mutlaka sayı vardır.
Bir şey, var olan bir şey olduğu için değil var olmakta olduğu için "var olan" adını alır. Yine başka bir şey dışarıdan gelen bir sesi duyan bir şey olduğu için değil böyle bir sesi duyduğu için duyan adını alır.