Mahmure

Mahmure
@Kemalisthatun
"Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım."
"En büyük düşman, düşmanların düşmanı ne falan ne de filan millettir; bilakis bu, adeta dünya çapında bir Yahudi saltanatı hâlinde bütün dünyaya hâkim olan 'kapitalizm' afeti ve onun çocuğu olan 'emperyalizm'dir. Bir zamanlar tarihin eski devirlerinde dünya birtakım zorba hükümdarların istibdatları altında ezilirdi. Sonraları milletler bu istibdadı yıktılar. Fakat bu defa da onun yerini paranın, sermayenin zulmü aldı. Sermaye bugüne kadar dünyada yapılmış olan bütün fenalıkların yegane etkeni, yegane mesulüydü; bugün de odur, eğer bütün dünyayı süratle istila eden kapitalizm aleyhtarlığı olmasaydı bu zulüm yarın da devam edecekti. Çok şükür, zulüm devrinin son günlerindeyiz." Mustafa Kemal Atatürk 20 Temmuz 1920, Hâkimiyeti Milliye, No: 48
Siyaset
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Albastı, "Bir Annenin Kabusu"
Albastı, Türk mitolojisindeki kötü karakterlerden biridir. Lohusa kadınların ve bebeklerin korkulu rüyası olan Albastı; Türk coğrafyasında, Orta ve Doğu Anadolu'da varlığını sürdürmektedir. Al, Ak Eş, Albas, Albis, Albız, Almıs gibi isimlerle de anılan Albastı hakkında günümüze kadar gelen bilgiler şöyledir: Türk Dünyası'nın kötü ruhu Albastı, lohusa kadını ve bebeği öldürüp ciğerlerini suda kaynatmak isteyen mitolojik bir yaratıktır. Türk Dünyası'nın kötü ruhu Albastı, lohusa kadını ve bebeği öldürüp ciğerlerini yemek isteyen mitolojik bir yaratıktır. Kırgız, Kazak ve Başkurtlara göre Albastı, Kara ve Sarı Albastı olmak üzere ikiye ayrılır. Sarı Albast, fazla sorun çıkarmayan bir türdür. Alt seviyedeki şaman ve öğretmen, dualar ve törenlerle insandan ve çevresinden uzaklaştırılabilir. Ama o kadar yaramaz bir türdür ki, eğlenmek için geri dönüp korkutabilirler. Kara Albastı o kadar da yaramaz, eğlenceyi seven, rahat bir varlık değildir. Adı gibi karanlık, ağırbaşlı, ciddi ve iradeli bir varlıktır. Onlardan kurtulmak için yalnızca onları iyi tanıyan ve onlar hakkında bilgi sahibi olan kişilere danışılabilir. İnsanlara sarı Albastı, sarı keçi, tilki şeklinde görünürler. Doğum yapmış kadınlar, şaman sayesinde sarı Albastı'dan kurtulabilirler. Çok fazla zorluk çıkarmadıklarını söylemiştik. Albastı'yı kovmak için Baksı kopuzuyla şu sihirli sözleri söyler: "Ey zalim Albastı, Ciğeri koy yerine, Zavallı ruhunu geri ver, Eğer sözümü tutmazsan Eğer bana saygı duymuyorsan Gözlerini çıkarırım…" Bu kelimeler, günümüz Anadolusunda kötü varlıkları kovma ritüellerinde kullanılmaktadır. Bazı kelimelerin yerini dinî motifler almıştır. Albastı halkı genellikle karanlık, harabe, kir ve pisliğin hüküm sürdüğü yerlerde yaşar. Kullanılmayan evler, ıssız dağlar ve vadiler de
Mitoloji
"Ey Türk istikbâlinin evladı! İşte, bu ahvâl ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur." Mustafa Kemal Atatürk
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Türk'üm diyene!
Sonnet 60
"Like as the waves make towards the pebbl'd shore, So do our minutes hasten to their end; Each changing place with that which goes before, In sequent toil all forwards do contend. Nativity, once in the main of light, Crawls to maturity, wherewith being crown'd, Crooked eclipses 'gainst his glory fight, And time that gave doth now his gift confound. Time doth transfix the flourish set on youth And delves the parallels in beauty's brow, Feeds on the rarities of nature's truth, And nothing stands but for his scythe to mow: And yet to times in hope my verse shall stand, Praising thy worth, despite his cruel hand."