“ Toplum bir köle satın almıştı.Kimden?Sefaletten.
Açlıktan, soğuktan, yalnızlıktan, terk edilmişlikten, yoksulluktan.Acıklı bir pazarlık.Bir parça ekmeğe karşı bir ruh.Sefalet arz ediyor, toplum kabul ediyor.”
Şimdi çok iyi anladım ki , zübük bir tane değil , biz hepimiz birer zübüğüz.Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa , bizler de birer zübük olmasak , aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi.Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkarıyor
“ Yüz binlerce insan avuç içi kadar bir yere toplanıp üst üste yaşadıkları toprak parçasını çirkinleştirmek için var güçleriyle çalışmış olsalar; üzerinde hiç bir şey yetişmesin diye her yanına taş dikmiş, filizlenen her otu kökünden koparmış, çevredeki tüm ağaçları kesmiş, tüm hayvanları, kuşları uzaklaştırmış olsalar bile gene de ilkbahar ilkbahardı…”
“ İnsanlık , sevgiyi ve yapılan kötülükleri affetmeyi öğreten kurtarıcısının öğütlerini unutmuş ve en önemli üstünlüğünün birbirini öldürme sanatında olduğuna inanmış gibiydi “