2019-2020 yılları depremler ve koronavirüs salgını olarak hatırımızda kaldı.İçinde bulunduğumuz bu covid-19 döneminde Veba kitabını okuduğumda şu soruyu sordum.Acaba şu an yaşadıklarımız Veba kitabından mı alındı?
Günlük ölüm vakaları,karantinalar,fiyatların yükselmesi,karaborsacılar,kısıtlamalar,şehre giriş-çıkış yasakları,yasaklara uymayanlar,kendini düşünen bencil insanlar...O yüzden bu zamanda bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.Kitaptaki karakterlerden Tarrou,bir iç hesaplaşma içerisindedir.Veba öncesi de vebayla mücadele verir.Nasıl mı, Veba öncesinde babası mesleğini ifa ederken gördüğü infaz,idam kararları onda olumsuz bir etki yapar.Bu ölümlere dolaylı yoldan göz yummuşum diyerek bir suçluluk hisseder ,kendisini uzun yıllar vebalı olarak görmektedir.Doktor Rieux,vebaya karşı birlik içinde mücade verir,şehre giriş-çıkış yasak olması sebebi ile hasta eşini görememektedir,ve onu görmek Rieux’e nasip olmayacaktır.Rahip Paneloux bu salgını Allahın insanlara cezası olarak görür,vaazlar verir.Rambert ise bir gazeteci,dışarıdan gelir,röpartaj için sonra veba salgını sonrası şehirden çıkışlar yasaklanınca kaçma çareleri düşünür.Aslında buldu nasıl kaçacağını fakat son anda vazgeçti ve vebaya karşı mücadele kararı aldı.Karantina kampında gönüllü çalışmaya karar veren Yargıç Mösyo Othon’u da unutmamak gerek.
Bende en çok etki yapan şey ise covid ile ilişkilendirdiğimde kitabın son sayfasında yazılanlardır.
Diyor ki”Gerçekten de,kentten yükselen sarhoşluk çığlıklarını dinlerken Rieux bu hafifleme duygusunun hep tehdit aktında olduğunu düşünüyordu.Çünkü bu neşe içindeki kalabalığın,kitaplardan da öğrenileceği gibi,veba mikropunun hiçbir zaman ölmediği ya da yok olmadığından ,yıllarca mobilyalarda ve çamaşırlarda uykuya