Pınar

Pınar
@Kerpe
Boğaziçi University
İstanbul
689 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Bir Alman dergisinde nörolojik bellekle ilgili bir yazı okumuştu. Mesela el, okşadığı teni yıllar sonra bile hatırlama özelliğine sahipti.
"İnsanlar yaşlanıyordu, bunun ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak, bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu. Bunun püf noktası ise bir insanın 'Nasıl görünüyorum?' sorusundan, 'Nasıl görüyorum?' aşamasına geçmesiydi."
LÜTFEN!
Vapurda , trende , tramvayda, tünelde hülasa bütün nakil vasıtalarında yanınıza rastlayan bayanı öyle yiyecek gibi süzmeyiniz. O bir moda mankeni değildir ki üstünü başını seyredesiniz."
Aşk diye ballandıra ballandıra göklere çıkardıkları şeyin ne olduğunu anlayamıyor bir türlü.
Doğal olarak insanın bu döneminin en önemli sorusu "nasıl algılandığı" olurdu. "Beni beğeniyorlar mı, takdir ediyorlar mı? Başkalarına nasıl görünüyorum?" Ama belli bir aşamadan sonra insanın bu çırpınmadan kurtulması ve olgunlaşabilmek için, "Nasıl görünüyorum ?" sorusunu bırakması gerekiyordu. Bu noktada insan artık yarışta değil jüride olmalıydı, altın değil sarraf kimliğine bürünmeliydi, değerlendirilen değil değerlendiren konumuna geçmeliydi. Olgunlaşma bu demekti.