Kerrar Demirci

Kerrar Demirci
@KerrarDemirci
Oldukça cahilimdir ama epey okurum.
Department of Western Languages and Literatures
61 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Doğu-Batı Çatışması
Batı’nın Yunan mitolojisi üzerinden sağladığı medeniyet üstünlüğünü Sümer’e yahut Bağdat’a, İstanbul’a yahut Tahran’a kaptıramayız. Kaptırırsak dünyayı yönetme erkimiz zaafa uğrar, mağlup oluruz. Sloganımız ‘Doğu asla uyanmamalı, Doğu asla başarınamalı, Doğu asla kendine gelmemeli! Bunun için Doğu devamlı savaşmalı; mümkünse bir biriyle!
Sayfa 106 - İskender Pala | Abum Rabum·Kitabı okudu
Edebiyat Polisiye
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kişioğlunun Övünmesi
Övünmek kişioğlunun neyine ki Bay Noah. Başlangıcı bir damla meni, sonu da balçık olan bir bedenin övünmesi ne beyhude şey. Kendi rızkını dahi yaratamadığı gibi, kendini helakten de kurtaramıyor.
Sayfa 99 - İskender Pala / Abum Rabum·Kitabı okudu
Edebiyat Polisiye
Abum Rabum
Akatların ‘Abum Rabum’ dedikleri ‘Yüce Baba’ Hz. İbrahim’dir.
Sayfa 94 - İskender Pala / Abum Rabum·Kitabı okudu
Polisiye Roman Edebiyat
Neden Roman okumalıyız? Bir toplumu anlamak için; sadece tarihini araştırmakla yetmez. O milletin edebi eserlerini de okumak gerekir. Özellikle roman eserlerini. Bu sebepten dolayı: 2024 yılında sadece roman okuma kararı aldım. Kendim için özgür bir görüş edinmek istedim. Bir gözlemci olmak istedim. Belki bu süreçte bir sürü önyargılarım azalır. Belki sorunlar için daha çok çözüm odaklı yaklaşmaya çalışırım… Türk edebiyatının romanları: Türk toplumunu anlama, bireyin iç dünyasını, duygularını, beklentilerini, umutlarını anlamaya katkı sağlar. Aynı zamanda roman; gerçekte yaşanmamış bir olayı, gerçekmiş gibi yansıtır. Örneğin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun yazmış olduğu “Yaban” eseri.
Roman
anadolu halkı
“Anadolu halkının bir ruhu vardı; nüfuz edemedin. Bir kafası vardı; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. Onu, hayvanî duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabanî ot gibi bitti. Şimdi elinde orak, buraya hasada gelmişsin! Ne ektin ki, ne biçeceksin?..”
Sayfa 111 - Yakup Kadri Karaosmanoğlu / Yaban·Kitabı okudu
Roman