Kev

Kev

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
16/65 kitap - %25 tamamlandı
16 kitap okudu
65 kitap
5,1bin sayfa
14 inceleme
0 alıntı
4 günde 1 kitap okumalı.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·43 syf.··
2025 46. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 10:08
Savaş Sanatı bana kılıçlardan, ordulardan çok daha fazlasını anlattı. Okurken şunu fark ettim: Asıl savaş, dışarıda yaşadıklarımız değil; nasıl tepki verdiğimiz. Sun Tzu’nun söylediği şey çok net aslında. Her kavga kazanılmak zorunda değil. Her mücadeleye girmek güç değil, bazen zayıflık. Gerçek güç; ne zaman susacağını, ne zaman geri çekileceğini ve ne zaman hamle yapacağını bilmek. Kitap boyunca “bilmek” kavramı tekrar ediyor. Kendini bilmek. Sınırlarını, zaaflarını, güçlü yanlarını bilmek. Çünkü kendini tanımıyorsan, en doğru sandığın hamle bile seni yanlış yere götürebiliyor. Ama kendini tanıyorsan, en zor an bile avantaja dönüşebiliyor. En çok aklımda kalan şey şu oldu: En büyük zafer, savaşmadan kazanılan. Çünkü savaş her zaman bir şeyler alıp götürüyor. Kazansan bile… yorgunluk, kırgınlık, eksilme bırakıyor geride. Bu yüzden Savaş Sanatı bana stratejik olmayı değil sadece; sakin kalmayı, acele etmemeyi ve her duyguyla hareket etmemeyi öğretti. Hayatta herkesle, her şeyle savaşılmaz. Bazı şeyler çözülmez, geçilir. Bu kitap bana şunu hatırlattı: Güçlü olmak, hep ileri atılmak değil. Bazen durmak, beklemek ve kendini korumaktır. Sun Tzu Savaş Sanatı
Edebiyat
Savaş SanatıSun Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202649,5bin okunma

Kev

, bir kitap okudu
Puan vermedi·43 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 10:08
·
2025 46. kitabı
Sun Tzu
7.4/10 · 49,5bin okunma
Adelaide
Puan vermedi·344 syf.··
2025 45. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 12:58
Adelaide’i okurken sanki bir kitabı değil de kendi iç sesimi dinliyormuşum gibi hissettim. Hikâye, yalnızlığını kabullenmiş gibi görünen ama aslında sevilmeye, görülmeye ve bir yere ait hissetmeye çok ihtiyacı olan bir kadının etrafında dönüyor. Adelaide zeki, duyarlı ve derin düşünen biri ama bütün bu özellikler, doğru ellerde güçken, yanlış birinin yanında yavaş yavaş onu tüketen şeylere dönüşüyor.Rory’yle tanışması tam da bu boşlukta oluyor. Rory başta gizemli, ulaşılmaz ve “farklı”. Adelaide için bu farklılık heyecan demek, umut demek. Ama zamanla fark ediyorum ki Rory’nin bu mesafesi bir karakter özelliğinden çok, bilinçli bir manipülasyon. Net olmuyor, açık konuşmuyor, Adelaide’i sürekli beklemede bırakıyor. Bir gün var, bir gün yok. Ve her yokluğunda Adelaide suçu kendinde arıyor: “Biraz daha sabırlı olsam… biraz daha az istersem… biraz daha iyi olsam…”Asıl can yakan nokta da burada başlıyor. Adelaide sevilmek için kendini küçültüyor. İhtiyaçlarını susturuyor, rahatsız olduğu şeyleri dile getirmiyor, sınırlarını esnetiyor. Rory’nin en küçük ilgisi bile onun için büyük bir ödüle dönüşüyor. Çünkü Adelaide sevgiyi, süreklilikle değil kırıntılarla yaşamaya alışıyor. Rory’nin verdiği belirsizlik, Adelaide’ın içindeki değersizlik duygusunu besliyor; Adelaide’ın bu duygusu da Rory’nin elini güçlendiriyor. Kırılması zor bir döngü.Bu hikâyede Rory hiçbir zaman açıkça “kötü” biri olarak çizilmiyor ama tam da bu yüzden daha tehlikeli. Manipülasyonu bağırarak değil, susarak yapıyor. Adelaide’ın hislerini küçümsüyor, ihtiyaçlarını görmezden geliyor ve her seferinde ipleri onun eline bırakıyor gibi yapıp kontrolü elinde tutuyor. Adelaide ise bu ilişkide sürekli kendini açıklayan, anlayan, affeden taraf oluyor.Kitap ilerledikçe anlıyorum ki mesele sadece Rory değil.
Duygu ve Düşünce
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,890 okunma

Kev

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.··
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 12:58
·
2025 45. kitabı
Genevieve Wheeler
7.3/10 · 1.890 okunma