Hey!
Size sesleniyorum!
Kendinizden bir şeyler bulacaksınız bu kitapta!
Buldukça duygulanacaksınız ve hayranlığınız artacak!
Hangimiz sevmiyoruz:
Kütüphanemizi düzenlemeyi?
Geçip karşısına seyretmeyi?
Ödünç kitap vermek yerine gidip yenisini alıp vermeyi?
Bir kitap eksilince kitaplıkta onun yerindeki boşluğu hangimiz fark etmiyoruz?
Hangimiz buruşmasın diye özen sarf etmiyoruz?
Bir terapi gibi değil mi?
İşte Kemal Sunal'ın kitaplara karşı titizliği!
"Kitapları çok kıymetliydi. Kütüphanesini hemen her gün kontrol eder, düzenler, karşısına oturup seyrederdi. Bir kitabın yerinin değiştiğini, eksildiğini fark ederdi." (s. 115)
Bir odasını çalışma odası olarak seçmiş, hepimizin hayali olan oda onun da hayali. Düşünebiliyor musunuz, kim bilir nasıl katkı sağladı o kitaplar onun başarısına?..
Yalnızca kitap konusunda böyle değil.
Albümler, diplomaları, üniversite harç makbuzları, tebrik kartları... Her şeyinde güzel bir düzen var. Yaşadığı çağın hakkını o kadar güzel teslim etmiş ki...
Arkadaşlarından kitap okumak isteyen kütüphaneyi inceler, O'na danışırdı. Ödünç isterse yüzü asılır, asla vermezdi. Kim hangi kitabı okumak istiyorsa yenisini alıp hediye ederdi. "Neme lazım, buruşur, kırışır, geri gelmez..." (s. 115)
Ne güzeldi değil mi Kemal Sunallı, Cüneyt Arkınlı (Rabbim ömür versin) Zeki Alasyalılı, Tarık Akanlı yıllar?..
"Kemal Sunal da öldü nâlan
İyi kalpli amcaları birer birer uğurladık
Ve dünya kirlendi
Filmler bozuldu
O masum sevdalar yaşanmıyor artık."