Yasin

Yasin
@Kitapcim
BİLGİ sahibi olmadan FİKİR sahibi olunmaz. Dünya'da en güçlü silah; BİLGİ'dir.
İnşaat Mühendisi
Pamukkale Üniversitesi
44 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Kız Babası
Zannederim, kızım olsa kocaya vermezdim. Liza, hafif bir gülümsemeyle: — Nasıl olur, dedi. — Yemin ederim kıskanırdım. Elin adamını nasıl öper, onu nasıl öz babasından fazla sever? Bunu düşünmek bile acı geliyor bana. Tabii bunlar saçma, sonunda herkes alışır. Fakat bana öyle geliyor ki, onu evlendirinceye kadar kendim harap olur, isteyenleri bir bir ıskartaya çıkarırdım. Sonunda kendi sevdiği adama verirdim.
Yasin
Mesele kız babası olmasının ötesinde.Kızını isteyenlere değil, kızının istediği birisiyle evlendirme meselesi, bu kitabı yazdığı dönemon çok çok ötesinde olması.
Reklam
İnsan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. Başka çaren olmadığı için katlanıyorsun ama alışmıyorsun.
Yasin
İnsanın herşeye alışyığını da dotoyevski söylemiştir ve ona karşı bir cevap vermiş yazar
Eğitimli, öğrenimli insanlar, kitapların içindekileri okuyanlardır. Düşünürler, dahiler ve dünyayı aydınlatıp insan soyunun ilerlemesine katkıda bulunmuş olanlar, doğrudan tabiat kitabından yararlananlardır. Eğer bir insanın düşünceleri, içinde hakikati ve hayatı barındıracaksa, bunlar onun kendi temel düşünceleri olmalıdır. Çünkü onun gerçekten ve tamamen anlayabildiği sadece bunlardır. Başkalarının düşüncelerini okumak, kişinin davet edilmediği bir yemeğin artıklarını alması ya da bir yabancının yırtık dökük elbiselerini üzerine geçirmesi gibidir. Okuduğumuz düşünce ile içimizde uyanan düşünce arasındaki ilişki, tarih öncesi zamanlardan kalma bir bitkinin fosilleşmiş kalıntısının, baharda tomurcuklanan bir bitkiyle ilişkisi gibidir.
Yasin
Bu mu yazarın cevabı?
Eğitimli, öğrenimli insanlar, kitapların içindekileri okuyanlardır. Düşünürler, dahiler ve dünyayı aydınlatıp insan soyunun ilerlemesine katkıda bulunmuş olanlar, doğrudan tabiat kitabından yararlananlardır. Eğer bir insanın düşünceleri, içinde hakikati ve hayatı barındıracaksa, bunlar onun kendi temel düşünceleri olmalıdır. Çünkü onun gerçekten ve tamamen anlayabildiği sadece bunlardır. Başkalarının düşüncelerini okumak, kişinin davet edilmediği bir yemeğin artıklarını alması ya da bir yabancının yırtık dökük elbiselerini üzerine geçirmesi gibidir. Okuduğumuz düşünce ile içimizde uyanan düşünce arasındaki ilişki, tarih öncesi zamanlardan kalma bir bitkinin fosilleşmiş kalıntısının, baharda tomurcuklanan bir bitkiyle ilişkisi gibidir.
Yasin
Çok acımasız yaklaşmıyor mu bu alıntıda? Bir tarafı adeta göklere çıkartırken diğer tarafı yerden yere vuruyor! Yaşasaydı yazara şunu sormak isterdim; madem kitap okuyanlar hakkında böyle düşünüyorsunuz siz neden kitap yazdınız? ki okuyucuyla ilişki kurma gereği duydunuz. Kitabında bu soruyu yanıtlamış mıdır onu da merak ettim doğrudu.