Ne yazsam bilemedim nasıl başlasam. İlk defa bir kitabı okurken empati kuramadım gerçekten. Hüzün, burukluk resmen duygularımda heyelanlar oluştu. Yaşadıklarının yanında ölüm bile lükstü Suada için...Suada Tarık’ı çok sevmekte ancak Vukadin de bu durumdan hoşnut olmaz ve o günden sonra Suada’nın hayatını cehenneme çevirecektir. Zaten savaşın başlamasından bir süre sonra Suada sırplar tarafından esir alınır. Esareti boyunca yaşadıkları o kadar acı ve ürkütücü ki gerçekten okurken kanım dondu. Herşeye rağmen Suada aşkına ve müziğine tutunur tüm iğrençliklere rağmen güçlü kalmayı becerebilen güçlü bir kadındır. En üzücü kısmı da benim için, bu hikayenin gerçek olmasıydı. Gözyaşlarıyla birlikte bir solukta bitti kesinlikle harika bir kitap
İnsanı alıp bozkırda bir taşraya götüren, sevgiyle samimiyetle kucaklayan, güzel düşüncelerle bizi alıp eskilere götüren kısa keyifli bir hikaye. Kendimizi bir an Mavi kuş un bir yolcusu gibi hissediyoruz ve tozlu yollarda şoför kenanla , muavinle ve yolcularla kimi zaman eğleniyoruz kimi zaman üzülüyoruz. Ama özlediğimiz o sohbetlerin içinde buluyoruz kendimizi. Mavi kuş; ağası, köylüsü, doktoru, hastası, aşığı, katili, turisti, öğretmeniyle küçük bir kasabanın dışa açılan kapısı..
Sonucu şaşırtıcıydı doğrusu. Hiç böyle bir sonu tahmin etmemiştim. O kadar olayların içindeydim ki "STOP" denilen yerde hikayenin bitmesine üzüldüm. Mustafa Kutlu nun okuduğum ilk kitabıydı tavsiye ederim..
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Kitapta Körlük salgınının yaşandığı ülkenin ismi belirtilmediği gibi içindeki karakterlerin de isimleri belitilmemiş, yazar bize karakterleri fiziksel özelliklerine ve mesleklerine göre bazı sıfatlar takarak, ilk kör adam, koyu renkli gözlüklü genç kız, şehla çocuk, doktor, doktorun karısı, taksi şoförü, albay ve polis gibi isimlerle tanıtmış. Kırmızı ışıkta duran arabanın içindeki adam aniden kör olur. Ardından bu körlük, adamın karşılaştığı diğer kişilere bulaşır ve ülkede bir salgın haline gelir. Ancak bu körlük, bildiğimiz gibi karanlık bir körlük değil beyaz bir körlük. Körlük artmaya başlayınca hükümet bazı tedbirler alır. Kör olan kişiler eski bir akıl hastanesinde ayrı bölümlerde karantina altına alınırlar. Ülkede bir düzen kalmaz herkes kendi hiyerarşisini kurmaya çalışır, çeteleşme ortaya çıkar ve güçlünün güçsüzü ezmesi bu körlük döneminde bile ortaya çıkar. Salgın tüm dünyayı vurur sadece doktorun karısı kör olmaz. Doktorun karısı yardım sever çözüm odaklı, lider ve yol göstericidir. Kitabın başında insanların kör olması sonunda da gözler açılır sanki tek bir körle yayılan bu salgın aynı şekilde tek bir aydınlanmayla çözülüyor, ilk kör ilk gören oluyor...
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma