Sinem Akdal

Sinem Akdal
@Kontesden
28 Mayıs
40 kütüphaneci puanı
223 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
6/10
·390 syf.··
2017 26. kitabı
Şah, Safevi devletinin Şeyhi İsmail; kendisi iyi bir şair, küçük yaşına rağmen siyasette iyi ve aynı zamanda kızılbaşların öncü lideri.. Sultan, Osmanlı'nın kudretli sultanlarından, ilk halifemiz, 8 yıllık kısa iktidarına rağmen Osmanlı topraklarını büyütüp hazineyi ağzına kadar dolduran Yavuz Sultan Selim.. Yavuz Sultan Selim hazineye kendi mührüyle kilitlemiş ve kendisinden çok dolduran Sultan mührü kendi mührüyle değiştirsen diye vasiyet etmiş. Ama maalesef bir daha hiç bu kadar dolduran olmamış hazineyi. Kitaba gelirsek.. Benim beğenim de eleştrimde orta halli oldu. Kitap da iki taraf var Şah ve Sultan. Ve kitabının iki ayrı anlatıcısı var. Birisi Şahın öz yeğeni Kamber, diğeri Sultanın kızılbaş sağ kollu Hüseyin. Aslında Hasan ve Hüseyin iki kızılbaş ikiz kardeş. Ama aralarında bir ayrım var birisi Şahın sağ kolu diğeri Sultanın. Dünyanın iki ayrı köşesinde iki kardeş aynı kaderi paylaşıyorlar. Birbirlerine kan bağıyla bağlılar ama birbirlerinin kanını dökmek için savaşıyorlar. Sanırım yazarın da okuyucunun da en çok hüzünlendiği şey iki kardeşin hikayesi.. Ben yazarın bu iki kardeşi konuşturarak kitabı anlatmasını isterdim. Hüseyinin karşısında anlatıcı olarak Kamberi değil Hasanı görmek isterdim. Ama sanırım yazar iki kardeşi birde burda karşı karşıya getirmek istememiş. Böyle düşünüp avunuyorum. Kitap birebir tarihi anlatan bir kitap değil. Şiirsel bir dille yazılmış tarihte geçen bir aşkı anlatan bir roman denilebilir. Bence kitap Şahın ve Sultanın savaşından çok aynı kadına olan aşklarını anlatıyordu. En azından bana bu izlenimi verdi. Yazarın konusunu çok beğendim bence elinde harika bir konu var ama yazar bunu pek de güzel işleyememiş. Yazar taraflı davranmıyor, taraf tutuyor diye farklı eleştri yapanlarımız var lakin yazar her ikisini de övüp her ikisini
Teknoloji
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·133 syf.··
2016 91. kitabı
Sanırım herkes hayatında bir kere de olsa Romeo Ve Julliet'i duymuştur. Oyunu birkaç kez izlesem de okumak da şimdiye kısmet oldu :) Romanlarda sinemaya uyarlanınca nasıl kopukluk oluyorsa bu eserde tam tersi oldu. Oyuncular oyuna can verdikçe eser bambaşka bir boyut kazanıyor. Replikleri o kadar güzel ve ustaca yazılmış ki kitabı elimden bitirmeden bırakamadım. İlk defa bu kitapta gördüğüm için şunu da belirtiyorum. Şiir şeklindeki betimlemeleri de çok seviyormuşum meğerse ben. Bu kitaba kadar böyle bir şeyin farkında değildim tabi :) Böyle bir eser daha doğrusu böylesi bir aşk daha yazılabilir mi bilemiyorum ama şahsen oyumu aksi yönde kullanırım :)
Kültür-Sanat
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
8/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2016 92. kitabı
Kitap tiyatro türünde olduğu için roman gibi olmasa da okurken de insana çok keyif veriyor. Ben "ölür, çıkar, gider, biter, savaşırlar" gibi kısa betimlemeleri sevmediğim için buraya takıldığımı belirtmeden geçemedim :) İçeriği gelince.. Macbeth; güçlü ve gururlu bir insan. İyi bir savaşçı. Ama günün birinde 3 cadıyla karşılaşmasıyla olayların akış yönü değişiyor. Çünkü cadıların kehanetleriyle onun içindeki kibri, yükselme arzusunu, hırsını ve gözü dönmüşlüğünü ortaya çıkarıyor. Zorla ve kanla eline aldıklarını savaşmadan kaybetmek istemediğinden her defasında biraz daha derine gömülüyor ve bu da hem kendisinin hemde karısının psikolojisini bozuyor. İnsan bencilliği üzerine yazılmış en güzel eserlerden biri.
Kültür-Sanat
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2016 93. kitabı
**Uzun bir inceleme oldu. O yüzden üst not; Birinci kısım otuz beş yaş dizesini, ikinci kısım kitap hakkındaki düşüncelerimi üçüncü kısım da şair hakkında önemli bilgiler var" Yaş otuz beş yolun yarısı eder Dante* gibi ortasındayız ömrün Dante, İlahî Komedya'yı sürgünde olduğu 1304-1321 yılları arasında yazmış. Kendisi "Hayat yolumuzun orta yerinde" demiş. Sözünü ettiği zaman 1300 yılı baharı ve Dante o zaman - tam 35 yaşındaymış. (O günlerin ölçüsüyle, hayat yolculuğunun da tam ortası İlahi Komedya da bu cümleyi kullanıyor sanırım Cehennem bölümündeydi.) Bu cümle o kadar uzun zaman tartışıldı ki bende kendi fikrimi ve araştırmamı aktarmak istedim :) ek olarak bir kaç şey daha eklemek istiyorum. Tarancı'nın şiirine genel olarak ölüm korkusu hakim. Kızıl gün batımları, akşamlar, hüzün ve ölüm ağırlıkta kitabında. Şiirlerinde hep bir kasvet havası seziyorum ben. En sevdiğim hava ve mevsim olduğundan ben çok sevsem de herkeste aynı etkiyi bırakmadığı için yazarın hayatından bir kaç şeye de değinmek istiyorum. Ölümden çok korkuyormuş sevgili şairimiz. Öyle ki karşıdan karşıya geçerken üç dört kez yolu kontrol eder öyle geçermiş. Bir kitapta okumuştum evine girerken anahtarı takmadan önce kafasını kaldırıp bakar başına bir taş düşer de ölür mü diye önce yukarıyı kontrol edermiş. Bir arkadaşı anılarında "Ölmeyeyim de ne olursa olsun" diye dua ettiğini belirtmiş. Bir zaman sonra da duası dolaylı olarak kabul olmuş. Ağır bir hastalığa yakalanınca da yataktan çıkamaz olmuş ve uzun bir süre bu şekilde çok zor bir halde yaşamış. Camdan dışarıyı izlemekle yetinebiliyormuş sadece. Kimilerine göre o zaman yeter ki ölmeyeyim duasını ettiği için çok pişman olmuş ve ölümdeki hayrı görmüş. Bu da bir rivayet tabi. Sonuçta da 70 yıl yaşayamadan 46 yaşında vefat etmiş.
Şiir
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma
7/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2016 107. kitabı
Kitapta ki dört hikayeyi de beğendim. Yazarın farklı bir dili ve farklı bir kurgu yapısı var. Kara Mizah denilebilecek bir şekilde yazıyor anlatmak istediklerini bize yazar. İnsanların iki yüzlülüklerini, kararsızlıklarını, iç dünyalarında ki çatışmalarını farklı bir bakış açısıyla ortaya koyuyor. Kitap rusça aslından çevrildiği için sanırım çeviri de hatalar yok. Buna rağmen kitapta çoğu yerde boşluklar, anlamda ikililikler, yer yerde kopukluklar vardı. Ev Sahibesi romanında acaba bir detay mı kaçırıyorum diye aynı yeri 3 kere okudum ama yine de anlatımda boşluk olduğunu düşünüyorum. Bir kaç yerde daha aynı şey olunca acaba sorun bende mi yazarın nüktesini mi anlamıyorum acaba bilerek mi yoksa farkında olmadan mı açık bıraktı diye düşündüm durdum :) Sizi de uzun zaman düşündürecek ve akıldan çıkmayacak bir kitap olacağına eminim. Zannımca bir kere daha okuyacağım. Sorunun cevabını bulursam incelememi güncellerim :)
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,6bin okunma