Kubowski

Bir hüzün vardı içimde... "Dünyadaki tek görevim başkalarının umutlarını yıkmak mı yoksa benim?" diye düşünüyordum. Kendimi bildim bileli, ben olmadan kimse ölemezmiş, umutsuzluğa düşemezmiş gibi, insanların dramlarının sonunda kader her zaman onların yanında bulundurdu beni! Beşinci perdenin vazgeçilmez kişisi oldum her zaman. İster istemez, zavallı cellat veya hain rolünü oynamak zorunda kaldım. Kaderimin amacı ne olabilir bunda? Belki de küçük burjuva trajedilerinin ve aile romanları nın yaratıcısı ya da sözgelimi, “okuma kitaplıkları" için öykü yazarlarına yardımcı olma görevi vermiştir bana... Ne bileyim?.. Büyük İskender ya da Byron gibi, daha başında yaşamlarına son vermeyi düşünen, sonra da dokuzuncu derece devlet görevinde bir ömür tüketen az mı insan vardır?
Sayfa 170 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Evet, genç ve yeni gelişmekte olan bir ruha sahip olmakta sınırsız büyüklükte bir haz vardır! Böyle bir ruh, en güzel kokularını güneşin ilk ışınlarıyla karşılaştığında salan bir çiçek gibidir. O anda koparmak gerekir o çiçeği ve kokusunu ciğerlerine doyasıya çektikten sonra yolda bir kenara atmak... Nasıl olsa biri alır onu oradan! Karşısına çıkan her şeyi yutan bu doymak bilmez açlığın içimde var olduğunu hissediyorum. İnsanların acılarına ve sevinçlerine ruhsal gücümü besleyen bir besin gibi yalnızca kendi açımdan bakıyorum. Tutkularımın etkisiyle çılgınca şeyler yapamıyorum artık. Toplumda saygın bir yer edinme tutkumu yaşam koşulları yok etti, ama sonra bu duygum başka bir biçimde çıktı ortaya. Çünkü toplumda saygın yer edinme tutkusu iktidar tutkusundan başka bir şey değildir. En çok da çevremdeki insanların üzerinde egemenlik kurmaktan haz duyuyorum; beni sevmelerinden, bana sadık olmalarından, benden korkmalarını sağlamaktan. En büyük iktidar bunlar değil midir? Buna geçerli hiçbir hakkınız yokken birinin acısının veya sevincinin nedeni olmak... Gururumuzun en tatlı besini bu değil midir? Peki mutluluk nedir? Doymuş bir gururdur mutluluk. Kendimi dünyada herkesten daha iyi, daha güçlü saysaydım mutlu olurdum. Herkes sevseydi beni, içimde bitmek tükenmek bilmez sevgi kaynakları olsaydı... Kötülük doğuruyor bu. İlk acı, başkalarına acı çektirmenin hazzını öğretiyor bize. Kötülük düşüncesi, onu gerçekleştirmeyi istemezse, yer etmez insanın kafasında. "Düşünce organik bir oluşumdur," demiş adamın biri: Doğuştan biçimlenirler ve bu biçim eylemdir. Kimin kafasında daha çok düşünce varsa o ötekilere oranla daha çok eylem adamıdır. Bu yüzdendir ki, hareketsiz ve sakin bir yaşam süren güçlü yapılı, sağlıklı bir insanın sonunda beyin kanamasından ölmesi gibi, memur
Sayfa 161 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Genç bir adamın, insan ilişkilerine ve davranışlarına arkasından baktığı pembe tül yırtıldığında umutlarını, hayallerini kaybettiğini görmek üzücüdür. Ancak yine de eski, hayallerin yerini daha tatlı, daha kalıcı olanların alması umudu vardır. Peki ama Maksim Maksimiç'ın yaşında olanlar ne koyabilirler yırtılan o tülün yerine?... Yıllar ister istemez katılaştırıyor insan kalbini, ruhunu kapatıyor...
Sayfa 101 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat

Kubowski

, bir kitap okudu
Puan vermedi·148 syf.·
32 günde okudu
·
2021 19. kitabı
Mark Twain
7.4/10 · 7bin okunma
İskelet ile Nicodemus Dodge
"Senin dinin ne peki?" "Orasını pek sorma işte, ama sorsan da yüzüm kara çıkmaz. Bence bir kimse başka birine dar gününde yardım ederse, sövmezse, kötü söylemezse, her işe burnunu sokmazsa, Tanrı'nın adını da küçük 't' ile yazmazsa işini sağlama bağlamıştır. Bir kiliseye bağlanmış kadar sağlamdır durumu." "Peki ya Tanrı'nın adını küçük 't' ile yazarsa?" "Bile bile yaparsa bunu, işi bitiktir artık, bitik olması gerekir, bence yüzde yüz kesindir bu."
Sayfa 69 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Öykü