Herkese merhabalar
#gabrielgarciamarquez den #agustostagörüşürüz eseri ile buradayım.
Öncelikle Marquez in hayatına değinmek istiyorum. Latin Amerika ülkelerinde Gabo lakabıyla bilinen hikaye , oyun ve roman yazarıdır. Nobel Edebiyat Ödülü'ne sahip olan Marquez'in ölümünden sonra küllerinin bir kısmı Karayipler'deki Cartagena da diğer yarısı da Meksiko şehrine bırakılmıştır.
Eserimize geldiğimizde ise eser içerisinde alıntı bulamadığım ya da alıntı bulmaya, hatta sunmaya değer kılacak söz , kısım ve durumun olmadığını dile getirmeliyim. Bulan ,sunan okurlara, kimseye sözüm olmaz hatta olamaz , bu ise benim şahsi görüşüm. Alıntı sunmayı gerek görmüyorum.
Marquez'in kalemi güzel, etkili , güçlü ve hatta okuru sarmalayan tarafları var. Ama her kesime hitap eder mi? Tartışılır. Ben şu düşüncedeyim. Bu eseri her okurun okumamasını ve önerilmemesini düşünüyorum. Hele ki çocuklarımız lütfen okumasın.
Bir kadının ve erkeğin hayat içinde fırtınalı dönemlerini ele alan ve bunu da hisleri, duyguları, düşünceleri , istekleri, arzuları, hırsları, tutkuları , aşkları , sevgileri, cinsellikleri ve ve ve hasta kişilikleri ile sunan karakterlerin hayat içinden bölümleri okuyoruz.
Psikoloji bilimi, insan psikolojisi ele alırken kişinin önceki döneme inmek gerektiğini dile getirir. Burada bastırılmış bir durumun daha sonradan ortaya çıkması ve bu durumu yaşarken ,hem hazzından memnunluk yaşanması hem de pişmanlık hissine kapılması ama bu pişmanlığın onda herhangi bir değişim yapmaması durumunu görüyoruz.
Değerli hocamız Nevzat Tarhan şöyle der; “Sınır kişilik bozukluğu varsa, kişi bunu bir problem olarak görmez, doğal hali gibi algılar. Bu durumu fark edemez, normal kabul eder ve öyle davranır. Bu bir kişilik bozukluğudur.”
Burada karkterimiz her ne kadar ilk başlarda