Kutbu Sitare

Kutbu Sitare
@Kutb_usitare
Bilginin çok şey, ifadenin herşey olduğuna inanan biri... Bilgi paylaşılabilir ama Sohbet babında lütfen mesaj atmayınız. instagram.com/kutb_usitare/pr...
Bu eseri ikinci kez okudum hem de büyük keyifle...
Puan vermedi·107 syf.··
2026 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 10:48
Günaydınnnn Herkese merhabalar, güzel bir gün olmasını dileyerek #gabrielgarcíamárquez den #kırmızıpazartesi demek istiyorum. Yazarımızı zaten tanıyoruz. Ben bugün birazcık Latin Edebiyatından bahsetmek istiyorum. Latin edebiyatı ya da Roma edebiyatı , Antik Roma yazılı kültürünün oluşturduğu edebi birikimdir, denir. Eski Yunan edebiyatının devamlılığı niteliğinde olup Batı uygarlığının temsiliğini teşkil eder. Birçok şiir , tiyatro , tarih, felsefe gibi alanlarda insanlık tarihine çok büyük eserler kazandırmıştır. Eserimizi İspanyolca dan çeviri olan Can Yayınları'ndan İnci Kut Hanım'ın çevirisi üzerine okudum. Güzel bir çeviriyidi beni rahatsız eden tezat bir cümle yoktu. İkinci kez keyifle okuduğum bir eserdi. Kurguya birebir değinmektense bazı önemli noktalara değinmeyi daha doğru buluyorum. Yazar bize eseri sunarken okura aynen şu izlenimi vermekte. Bu bir ölüm eseri ve kahraman ölecek! Zaten eserin ilk cümlesi kitabı tamamen anlatmakta. İlk cümle aynen şudur; "Santiago Nasar ,onu öldürecekleri gün, psikopozun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 05.30'da kalkmıştı." der olay bir sabah başlar ve gün içinde devam eder. Eser'in kurgusu hayatın ta gerçeğidir. Eser içindeki durum ise o ülkede yaygın bir durumdur değer yargısını ve kişilerin hayatlarını irdeleyerek özenle ve o üstün kelime kurgusuyla bizlere sunar. Eserimiz içerisinde insanların sessizliğini toplumun işlediği bir cinayet olarak anlatmaktadır. Bireyden ziyade toplum yapısını irdeleyen, bozukluğu sunan aslında insanın her yerde aynı olduğunu belirten bir eser olmuş. Marquez eserlerinin içerisinde ya bireyin toplumla çatışmasını anlatır ya da toplumun genelinde olan bozukluğu ifade eder Bu yüzden Marquez'in eserlerini çok seviyorum. Kelimelerinde ve kaleminde usta bir isim diyebilirim. Latin
Edebiyat & Roman
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·88 syf.··
2026 38. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 19:19
Herkese merhabalar #gabrielgarciamarquez den #agustostagörüşürüz eseri ile buradayım. Öncelikle Marquez in hayatına değinmek istiyorum. Latin Amerika ülkelerinde Gabo lakabıyla bilinen hikaye , oyun ve roman yazarıdır. Nobel Edebiyat Ödülü'ne sahip olan Marquez'in ölümünden sonra küllerinin bir kısmı Karayipler'deki Cartagena da diğer yarısı da Meksiko şehrine bırakılmıştır. Eserimize geldiğimizde ise eser içerisinde alıntı bulamadığım ya da alıntı bulmaya, hatta sunmaya değer kılacak söz , kısım ve durumun olmadığını dile getirmeliyim. Bulan ,sunan okurlara, kimseye sözüm olmaz hatta olamaz , bu ise benim şahsi görüşüm. Alıntı sunmayı gerek görmüyorum. Marquez'in kalemi güzel, etkili , güçlü ve hatta okuru sarmalayan tarafları var. Ama her kesime hitap eder mi? Tartışılır. Ben şu düşüncedeyim. Bu eseri her okurun okumamasını ve önerilmemesini düşünüyorum. Hele ki çocuklarımız lütfen okumasın. Bir kadının ve erkeğin hayat içinde fırtınalı dönemlerini ele alan ve bunu da hisleri, duyguları, düşünceleri , istekleri, arzuları, hırsları, tutkuları , aşkları , sevgileri, cinsellikleri ve ve ve hasta kişilikleri ile sunan karakterlerin hayat içinden bölümleri okuyoruz. Psikoloji bilimi, insan psikolojisi ele alırken kişinin önceki döneme inmek gerektiğini dile getirir. Burada bastırılmış bir durumun daha sonradan ortaya çıkması ve bu durumu yaşarken ,hem hazzından memnunluk yaşanması hem de pişmanlık hissine kapılması ama bu pişmanlığın onda herhangi bir değişim yapmaması durumunu görüyoruz. Değerli hocamız Nevzat Tarhan şöyle der; “Sınır kişilik bozukluğu varsa, kişi bunu bir problem olarak görmez, doğal hali gibi algılar. Bu durumu fark edemez, normal kabul eder ve öyle davranır. Bu bir kişilik bozukluğudur.” Burada karkterimiz her ne kadar ilk başlarda
Edebiyat
Ağustosta GörüşürüzGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20251,797 okunma
Tehlikeli bir oyunun içindeydim. Çıkan ben oldum ;)
Puan vermedi·479 syf.··
2026 39. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 19:20
Herkese merhabalar Bir oyunun içinden sizlere sesleniyorum. #oguzatay da #tehlikelioyunlar diyecegim. Kimine göre abartılan , gereksiz , fazlaca uzatılmış bir eser olsa da eser bittiğinde ve anlam bütünlüğü kurulduğunda, iyi ki okudum diyeceğiniz bir eser haline geliyor. Oğuz Atay'ın kalemindeki o değişik his okuru sarmalarken anlam bütünlüğü kuramadığınızı , zorlandığınızı ama eserden kopamadığınızı görüyoruz. Oğuz Atay toplum içinde kişisel çatışmayı bambaşka tarzda anlatan bir yazar. Anlatırken yerine göre düşünsel yetiyi kullandırırken yerine göre hiciv , ironi ve kara mizah olayları ile okuru büyülemekte. Betimlemeler , benzetmeler, tasvirler ustalıkla sunulduğunu görmekteyiz. Tutunamayanlar eserinde Selim'in toplum kendi ile çatışmasını işlerken , Tehlikeli Oyunlar'da da Hikmet'in kendi içinde topluma uyum sağlayamaması durumunu işlemekteyiz. Statü farkı ile karşı karşıyayız. Ben Tutunamayanlar eserinde Turgut'u Oğuz Atay'ın kendisi olarak nitelendirmiştim. Burada ise Oğuz Atay Hikmet olarak karşımıza çıkar. Baş kahraman Hikmet ; hislerinde , düşüncesinde, hayata bakış ve istekleri konusunda topluma uyum sağlayamayan aydın bir kesin olarak görülür. Toplum içindeki sorunların ve egitimsizliğin zincirleme bir durum halinde büyüdüğünü ve uyumsuzluk olarak insan hayatına nakşettiğini haykırır. Egitimsizliğin sadece günlük hayata etkisinden değil aile içinde uyumsuzluğa kadar gittiğini vurgular. Bir çok bölümde okur eserin içindeyken bir an kopuşlar yaşamakta. Kahramanın olayları anlatırken olay içinde olay oluşturma durumunu görmekteyiz. Okur burada su gibi akan bir roman beklerken daha yogun bir roman kurgu bulmakta ve daha dingin bir beyinle okuması gerektiğini kanısı oluşmakta. Kahramanlar olarak değerlendirdiğimizde Tutunamayanlar da Selim kendi ile
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
Puan vermedi·211 syf.··
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 23:20
Kalemi ve anlatımı güçlü yazarımız Sayın Mustafa Kutlu dan Mavi Kuş kurgusu ile buradayım. Yazarımız Mustafa Kutlu'dan bahsetmek istiyorum desem ,sadece tek cümle ile anlatabilirim. Çok yönlü , kalemi güçtü ve edebiyatta duayen bir değer. Mustafa Kutlu kalemini Uzun Hikâye eserinde tanışmış oldum. Kalemi , anlatımı ve kurcusunu begenirken, okura geçirdiği hissiyat ve derinlik bir başkaydı. Kahramanlar arasında diyaloglar da incelik, düşünsel yeti ve anlamda derinlik muazzam bir şekilde sunulmuştu. Toplumsal bir olaya , yaraya , duruma ve insani olgulara değinmesi, ele alması ve bunu yöneltmesi çok güzeldi. Okur mutlaka eserin bir yerinde kendini bulurken , bir yerde dönemi eleştirebiliyordu. Bu eserimizde ise bizi Sayın Kutlu alıyor ve bir köyün esnafı, halkı içine sokuyor. Daha sonra bu halk içinden statüsü farklı kişiler ile yolculuğa çıkarıyor. Sıcak diyalogları sunarken, sıcakta sunulan limonata'yı bizlere de eşlik ediyor. Bence her okur o limonata'dan bir yudum alıyor Eser karşılıklı konuşmalar ile ilerlerken, yolculuk esnasında farklı olayların yaşanması, dilin şiveli bir yazım ile sunulması günlük yaşam içini o kadar samimi, o kadar içten sunmuş oldugumu gösteriyor. Anadolu insanının durumlarını sunarken bizleri aile , toplum , saygı , sevgi , değer olgusu , yaşam zorlukları ve bölgesel zorlukları ne kadar güzel işlediğini kanıtlıyor. Ve ve ve okur eserin sonuna geliyor. "Şimdi ne oluyor?" derken eserin bir sinema oyunundan bölüm olduğunu görüyor. Daha sonra "olamaz" işte bu "Şahane" deyip bir wawww çekiyor(Zeynep kendini anlatıyor) Kesinlikle okunmalı. Hazzı , keyfi çok başkaydı. Kitaplarla ve keyifle kalalım. Hoşça kalın Mustafa Kutlu Mavi Kuş
Edebiyat Öykü
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 01:56
Merhabalar kitap dostları bugün yazarımız Şule Koyuncu Turan'ın Şule Turan Salıncak Salıncak eseri ile buradayım. Şule hanım Edebiyat öğretmeni olmakla beraber biz okurlar ile iç içe bir arada olmayı seven güzel bir okurdaş. Eserimizde kaleminin gücünü her bir satır ilerlediğinde his edecek ve duygu seline kapılırken bir yanınız burkulacak, bir yandan öfkeye kapılırken bir yandan toplum içindeki durumları değerlendireceksiniz , bunun yanında hayatı, gelenek ve görenekleri sorgularken , kalıplaşmış cahilliğin bir tabu haline geldiğini görecek, cahilliğin bir fırtına misali insanlığı nasıl savurduğuna şahit olacaksınız Yüreğiniz dolacak , kızacak ama ağlayamayacaksınız. Neden mi? Öfkeniz , duygunuzdan daha büyük olacak. "Bir değirmen gibi içinde öğütüldüğümüz hayattan kaçımız sağlam çıkacağız?" sözünü düşünecek ve hayat içinde genel değerlendirme yapacaksınız. Eser bir köy içinde yaşanan hayatı , düzensizliği, sorunları ele alırken insan olmanın erdemlerini hatırlatıyor. Bir ailenin nasıl yok olduğunu ince ince işlemiş Şule hanım. Mürekkebiniz bol okurunuz daim olsun Şule Hanım. Saygılar Hoşça kalın
Mütalaa
SalıncakŞule Turan · Luna Yayınları · 202039 okunma