Kalp, hakikatin hâkimiyetini yürüttüğü sırça bir saraydır ki kırıldığında hakikat hasar görüp yere düşer. Hakikatin yeniden hâkimiyeti için sırça sarayın yeniden inşası gerekir. Oysa bütün sırçalar gibi o da kırıldığında bazı parçalarını kaybeder ve eski mükemmel şekline dönüşemez. Elbette yeni parçacıklar ekleyerek tamir mümkündür, lâkin artık eski sağlamlığından, güzelliğinden, mükemmelliğinden eser kalmamıştır; belki daha kaba, daha basittir. İşte bu yüzdendir ki hakikati zedelemek kalbi huzursuz eden şeylerin başında gelir; biz farkında olmasak da...
Siz siz olun, kalp huzuru istiyorsanız hakikati zedelemeyin. Çünkü hakikat bizde var olan öteki kalbin adıdır ve her kalp bir hakikati taşımak için yaratılmıştır.