****
Bir insan nereye giderse gitsin yanında götürdüğü en önemli iki şeyden biri yüreği, diğeri de zihnidir. Eğer kafası sıkıntılarla doluysa, dünyanın en huzurlu yeri bile rahatlatmaz. Kocaman, huzur ve sevgi dolu bir kalbe sahipse de nereye giderse gitsin yalnız kalmaz. Size doğru yolu gösterecek, yapmanız gereken şeyleri söyleyecek tek şey yüreğinizdir. Beyin akıl verir ama ruhu yoktur. Vicdan, merhamet, sevgi gibi duyguları barındırmaz. Ama yürekler bize yol gösteren en büyük hazinelerdir.
***
***
İnsanı insan yapan, yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin temizliğidir. Yoksa hepimiz aynıyız, etten ve kemikten oluşmuş bedenleriz. Bizi birbirimizden ayıran tek şey kalplerimizin özelliğidir. Eğer temiz ve güzel bir kalbiniz varsa, bu dışınıza yansır. Fakat kararmış, herkesin kötülüğünü isteyen, kıskanç biriyseniz, kalbinizin kötülüğü yine yüzünüze yansır. Ve dünyalar güzeli olsanız bile, kalbinizin karanlığı güzelliğinize gölge düşürecektir.
***
***
Görünüşte hepimiz aynı türden canlılarız değil mi? Hepimiz etten ve kemikten oluşuyoruz, hepimiz aynı şekilde dünyaya geldik, aynı şekilde besleniyor, aynı havayı soluyoruz. Peki ya yeryüzünde bitmek bilmeyen bu kavgalar, savaşlar neden? Biz neden sürekli birbirimizi üzüyor, eziyor ve tüketiyoruz? Neden birileri sürekli diğerleri üzerinde egemen olma, üstünlük savaşı kurma eğiliminde?
***
Dünyaya geldik ve bir hiçliğin ortasında bulduk kendimizi. Evet, büyüdük, çalıştık, eğlendik, nadir de olsa mutlu olduk ama yaşadıklarımızın hepsi bir hiç olacak. Ve bir hiçliğin içerisinde yaşadığımızı bilmek, insan ruhuna vurulmuş en büyük darbedir.