Tekrar merhaba 1k ailesi...
Evet zülfü livaneli'yi müzik sanatı dalında seviyorum, hem de çok ama edebiyatta bir türlü o'na kanım kaynamadı, o'nu sevemedim... bende her sanatçıda kendine has hünerleri beğenme arzusu var; misal moğollar grubu gibi, yaşar kemal gibi... demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? Zülfü livaneli'nin okuduğum 7 kitabından sadece serenad'ı beğendim, ki zaten O gerçek bir tarihi katliam olan struma faciasını, içine aşk acısını katarak çok güzel anlatmıştı bize... neyse şimdi şunu dersiniz, medoş zülfü livaneli her kitabında toplumsal sorunları dile getiriyor, ki bu kitapda askeri darbe ve yurtdışına göçler, mülteciler anlatılmış; evet, haklısınız derim, ama yüzü koyun dile getiriyor... ben özet geçmeden, detaylarıyla edebiyatı irdeleye irdeleye bize sunmasını istiyorum... sayfalarını içimize çeke çeke okumak, her sayfada cümlelerin altını çize çize... şimdi de şunu dersiniz; medoş bu eleştiriyi yapıyorsun, peki neden şimdi bu elinde tuttuğun kitabını okudun? Cewap vereyim; yıllar önce aldığım bu kitap, cânim kitaplığımın en üst rafında okunmadı olarak kalmasın diye... Evet kitap güzeldi ama yıllarca yayına sunulması için uğraşılan ve 51 kez basılmış bir kitap, bu kadar hafif ve basit olamaz bence... sevgilerimle, iyi tatiller ;)
Eğer bir kitabı beğenmediyseniz, size bir şey katmayacağını düşünürseniz o kitabı bırakın bu kitaba saygısızlık olmaz merak etmeyin 🙏
Sırf okumak için okursanız bir kitabı kitaplığımda okunmadı olarak kalmasın diye işte o zaman hata yapmış olursunuz.
Yazdığım bu yorumu bir eleştiri olarak algılamayın nacizane kendi fikrimi dile getirmek istedim ☺️
Esen kalın.
Kitap ya okunur ya da okunmaz,,, okunan kitap ya beğenilir ya da beğenilmez... ikisinden biri varsa yorum ya yapılır ya da yapılmaz... gerekli görünürse inceleme ya yazılır ya da yazılmaz... üslûp ar adep bilmeden yorum yapılıp inceleme yazılmışsa eywallah derim, bu saygısızlıktır... ancak insan düşüncesini, yorumu, eleştirisini düzgün bir şekilde yazıya dökmüş ise ona saygı duymak gerekir... burası paylaşım alanı, birinin beğendiğini benim beğenmem, yahut benim beğendiğimi birinin beğenmesi gerekmez... Ben bi gün zülfü livaneli'nin edebiyat alanında bu önümde duran o'nu beğenmeme duvarını yıkacağını umut ettiğim için önerilen kitaplarını alıp okuyorum... ki seranad o duvarı biraz da olsa yıktı... yoksa saygısızlık ne haddime! Kişiliğime yakışmaz... umarim anlamışsınızdır... iyi akşamlar...
Oku. Mezun ol. İş bul. Evlen. 3 oda 1 salon ev al. Koltuk takımı al. Her gün o koltuğa oturup aptal dizilerin beynini yıkamasına izin ver. Çocuk yap. Çocuğun ile ilgilenmekten kendini unut. Çocuğunu büyüt. Çocuğunun aynı evrelerden geçmesini izle. Öl.
Hayat bu mu gerçekten?
//August Landmesser//
Televizyon değil kitap alalım eve . Aldığımız koltukta aptal dizileri izlemeye de gerek kalmaz onun yerine yön değiştici filmler izleriz.
Eğer gerçekten seveceksen evlen . Evlenince de yetiştirebileceğin kadar çocuk bak. Hayal kurmayı öğret çocuğuna sonra bunlara inanmayı . Dört gözle bak etrafına, sessiz çığlıklar var etrafında duy onları . İyi bir iş bul ya da iyi bir uğraş bul kendine sadece kendin için değil çok şey için yaşa... İşte o zaman kırılır bu zincir.