Fatma Aliye; Refet’te romanla aynı adı taşıyan kadın karakteri üzerinden kadınların kendi ayakları üzerinde durmanın tüm zorluklara rağmen imkansız olmadığını anlatmıştır.
Refet’in annesi Binnaz yaşlı bir adam tarafından zorla cariyesi yapılmış, istanbul’a götürülmüştür. Kocası ölünce, evdeki diğer kadınlar tarafından sevilmeyen Binnaz, evden Refet ile birlikte kovulmuştur. Anne kız artık zorluklarla dolu bir hayatta başlamışlardır. Binnaz temizliğe gidiyor, Refet’i okutmaya çalışıyor, Refet ise okulunda başarılı bir öğrencidir daha küçük yaşta yaşadıkları zorlu hayattan kurtuluşun öğretmen diplomasında olduğuna inanmıştır. Refet öğretmen olma isteğine azimle uğraşmıştır. Bu süreçte de birçok arkadaş edinmiş, kendini geliştirmeye çaba göstermiştir. Refet diplomasını almış, tam hayalindeki hayatta kavuştum derken annesini kaybeder. Romanın sonunda ise Refet’in amcaoğlu Refet’e talip olur fakat Refet “Sen cahilsin” diyerek adamı reddeder akdkdjskdlkdld.
Artı olarak amcaoğlunun isyanını da eklemek isterim:
“Kadınların hepsi sizin gibi(Refet ve arkadaşı Şule’yi kasttediyor) çılgın olsa erkeklerin hepsi de karısız kalırdı”
Roman Tanzimat Dönemi’nde kaleme alındığı için 21. Yüzyıl okuru için gerek konusu gerek anlatış tarzı çok sıkıcı olabilir. Bana göre yazarın didaktik uslübu iç bayıcıydı. Refet’in dört dörtlük ahlak abidesi olması da içimi baydı. Yeşilçam filmi tadında bir eser fakat şöyle bir şey daha var: Umarım! dönemi içinde popüler olmuş ve genç kızlara ümit olmuş bir eserdir çünkü Fatma Aliye, Refet ile kimseye muhtaç olmadan, çalışarak, azmiyle, sabrıyla, tek başına kendini toplumda var edebilmeyi başarmış bir kadın profili çizer. Bu mesaj tek başına çok değerlidir.