Insan birden irkiliveriyor. Atom bombası bu şehre düşmüş sanki. Yer yer taş yığınları, harabeler. Diyarbakır pas tutmuş. Diyarbakır, eski, çok eski bir demir kapı kadar paslı. (.) Bu şehir kılıf içinde.
"Mark Twain için ne dersin?"
"Sen de amma sual sorarsın ha. Ne derim! Mark Twain alay edermiş, güldürürmüş, kepaze edermiş cemiyetteki sahte vakarları, petrol krallarını, pamuk prenslerini, demir beylerini, çelik efendilerini sağlığında. Ölümünden sonra da bir Türk hi-kayecisi ile şakalaşmasın mı? Eyvallah Mark Twain!"
Sonra güldü Sait:
"Daha soracağın?" dedi.
"Eyvallah," dedim.
Ayrıldık. O, bir sinemanın önünde kaldı.