nec54

nec54
@Limonagaci
Gelişim, değişim, dönüşüm… Kendini inşa etmeye yolculuk …
Tuhaflık bulaşıcı mı, yoksa şehrin genlerinde mi var?
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2018 55. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2018 04:24
Yeni yılın kendi adıma ilk kitap incelemesi, geçen yıl okuduğum kitaplar içerisinde beni en çok sarsan, en çok etkileyen, hüzünlendiren, tebessüm ettiren, sorgulatan, çeşitli duygular arasında oradan oraya sürükleyen bu ‘tuhaf’ kitaba kısmetmiş… Lise yıllarından beri, çeşitli zamanlarda kitaplarıyla hayatıma girmiş bir yazar Orhan Pamuk… Bazen büyük bir hayranlıkla bazen de hayal kırıklıkları ile ayrıldım bu buluşmalardan. Bu 8. buluşma ise açık söylemek gerekirse, benim için oldukça özel ve keyifli geçti… Pek çok kitabının ilk baskısına sahip bir okuru olarak, -ki çıktığı gün alıp bitirdiğim kitapları olmuştur, bu kitabı okumak için neden 5 yıl bekledim bilmiyorum… Yeri gelmişken, birkaç ay önce bir Orhan Pamuk etkinliği başlatan (muhtemelen bitmiştir etkinlik) ve bu kitabı okumama vesile olan sevgili NigRa ’ya da en içten teşekkürlerimi gönderiyorum… Yılın ilk kitap incelemesi dediğime bakmayın siz… Yaklaşık 470 sayfa süren bu yolculuğa bir inceleme yazmaya kalksam en az bir 70 sayfa da bana gerekirdi derdimi tam olarak ifade edebilmek için… O yüzden sıcağı sıcağına dilim döndüğünce paylaşmak istedim kitaptan bana kalan tuhaflıkları:) ----------------------- Gündüz yoğurtçuluk gece de bozacılık yapan bir babanın peşinden 60’lı yılların sonunda, kendini ‘taşı toprağı altın’ İstanbul’da bulan Mevlut’un hayatının 40 yıllık bir kesitine tanık oluyoruz… ‘Herkesin hayatı roman olabilir, yeter ki düzgün yazacak biri olsun’ tezini kanıtlarcasına, sıradan bir bozacının sıradan hayatı, Nobel’li bir yazarın elinde modern bir destana dönüşüveriyor… Kitapta ilk dikkatimi çeken şey, Mevlut ile Orhan Pamuk arasındaki tezatlık oldu… Öyle ki, Pamuk İstanbul’un köklü bir ailesinde, her dönemin ‘elit’ semti Nişantaşı’nda dünyaya gelen, bu elit çevrede iyi bir
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
nec54
Bir bu kadar daha yazsanız okunurdu. İnceleme yazılarını da seven biri olarak akıcı ve nitelikli bir yazı olmuş. Genellikle kitap bittikten sonra okuyorum ben incelemeleri ama sizinkine başkayınca sonunu getirmeden duramadım. Orhan Pamuk tuhaf bir yazar. Herkes onun dilinin iyi olmadığını söylüyor belki vardır da öyle bir durum örneklerini görünce gak veresiniz geliyor ama tuhaf nir şekişde eserleri insanı etkiliyor. Zengin bir içeriğe sahip olması belki bunu başaran. Teşekkür ediyorum incelemenizle okumamızı zenginleştirdiniz 🌸
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2021 23:15
Alışkanlıklarım ve kendi hayatım için yaktığım sigaraları uzun zaman sonra kitap kahramanları için yaktım. İçinde bir eksiklik bırakacağına sevdiğinden çok uzaklara gitmeyi göze alan Ragıp Bey, her şeyini kaybeden bir dostun yanından gitmeyi vefasızlık sayan Reşit paşa ve nazarımda en önemli kahraman olan; sevgisi için yaşayıp sevgisi için hiçbir şey dile getirmeden intihar eden sevgili Hediye: sizler için yaktığım şu sigaranın hazzı ve çilesi ayrı güzel. Her satırını her olayını keyifle okumama vesile olan Kıymetli arkadaşım ve kitabın güzel yazarı hepinize ayrı minnettarım. İsyan Günlerinde Aşk... Belki de en güzel aşk insanların canını kurtarma derdine düştüğü zamanda, canından önce düşündüğü ve canı kadar önem verebileceği zamanda yaşanan aşktır. Bir subay da olsanız, bir hizmetçide olsanız, bir şeyh dahi olsanız duygularınızdan kendinizi soyutlamanız bazen mümkün olmuyor. Kitap hakkında yazılacak o kadar şey var ki ne yazsam yine eksik kalacak diye düşünüyorum. Ülke en alt kesiminden en üst kesimine kadar her şey değişime doğru yol alırken, vatan elden gidiyor naraları atılırken, saltanat yanlıları ve yenilikçiler kendince yeni yollar düşünürken, insanlar hem canı derdindeyken hem geleceğin korkusuyla yaşarken, doğru nerede yanlış nerede diye sabahlara kadar düşünmek zorunda olup buldukları yoldan emin olamazken, bunlar kadar önemli olan aşk serüvenlerinin kaleme alındığı nadide bir eserdir. Her cümlesi ve her noktası için yazarın kalemine ve eline sağlık diyeceğimiz güzel eserlerden biridir. Elinizden bırakamayacağınız bir kitap olacağı fikrindeyim. Yeni okuyuculara güzel bir yolculuk olacaktır.
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,528 okunma
nec54
İncelemenizin ilk cümlesi bir romanın giriş cümlesi gibi büyülü olmuş. Bu yazıya bir yorum bırakılır dedim 😊Devamında Hediye’yi dile getirmeniz… Tamam, dedim.Var , dedim. Hediye’yi önemseyen, gören varmış dedim. Benim bu kitapla okurken derinleşen hüznümün gözyaşlarıyla bitmesine sebep olan “Hediye”…İncelemelerde de kimse onun için bir şey demeden geçmiş. Kurgudaki yeri layık görülmüş gibi.”Hediye” için teşekkürler
Herkese selamün aleyküm, Aranızdan bir kişiye aşağıdaki kitap setlerinden birini hediye etmek istiyorum. Yorumda seti belirtmeniz kâfidir, hayırlısı olsun herkes için. Açıklanma Tarihi: 01.11.2025 1)bkmkitap.com/imam-gazali-set... 2)#k:392791& Mayınlı Arazide Gece Yürüyüşü 3)Sır ve Hikmet İncileri & Hazret-i Mevlana'nın Gönül Deryasında 4)Kayıp Coğrafyanın İzinde & Sondan Bir 5)Veda Hutbesi & Îsâgûcî 6)Kış Bahçesi & Delirmeler Sarayı 7)Siyonizm ve Kudüs & Giyotin 8)Mostar Dergisi - Sayı 239 (Ocak 2025) & Bizim Mahalle
1000Kitap
nec54
Aleyküm Selam 3.Set olur inş
"𝗬𝗲𝘁𝗲𝗿𝗶 𝗸𝗮𝗱𝗮𝗿 𝗱𝘂𝘆𝗴𝘂𝘆𝗮 𝘀𝗮𝗵𝗶𝗯𝗶𝘇 𝗮𝗺𝗮 𝗼𝗻𝗹𝗮𝗿ı 𝗶𝗳𝗮𝗱𝗲 𝗲𝗱𝗲𝗰𝗲𝗸 𝗸𝗲𝗹𝗶𝗺𝗲𝗹𝗲𝗿𝗶 𝗸𝘂𝗹𝗹𝗮𝗻𝗺ı𝘆𝗼𝗿𝘂𝘇, 𝘀𝗼𝗻𝘂𝗰̧𝘁𝗮 𝗱𝗮 𝗱𝘂𝘆𝗴𝘂𝗹𝗮𝗿ı𝗺ı𝘇ı 𝘆𝗶𝘁𝗶𝗿𝗶𝘆𝗼𝗿𝘂𝘇."
Alıntı
nec54
Duygularımıza sağırlaşıyor kendimizi de tanıyamıyoruz.Başkalarını tanımaktan anlamaktan bahsedebilir miyiz bu durumda? Kendimize,insanlara körüz.
Puan vermedi·184 syf.··
2024 60. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 00:12
İnsanoğlu herşeye alışır da... Ah be Zeze!. Sen o yaşta nasıl alıştın onca acıya? İnsan doğumundan önce ailesini seçemez. Peki seçmek elimizde olsaydı gerçekten kendi ailemizi seçer miydik? Her çocuk şanslı doğmuyor. Ama her çocuk sevilmeyi hakediyor. Çocuklar ailelerinin geçici olarak emanetindedir, büyüdüğünde hayallerini gerçeğe dönüştürmek ve kendi dünyalarına sahip olmak için. Peki büyükler emanete sahip çıkmazsa bu dünya nasıl bir yer olur? Çocuklarına sahip çıkamayan bir toplum taş kesilse yeridir...
Düşünce
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma
nec54
Tam da günümüze karşılık gelen bir inceleme olmuş. “Ah be Zeze “ bugün “Ah be Narin” e karşılık geldi. Yarının çocuklarına “Ah be … “demesek.