Çok yakından sevdikleri amca Nebi'nin ölüm haberiyle ev yasa bürünür. Bunun yanında mahalleye yeni gelen Ümit isimli bir çocukla kemik kadro Kansız Cemal, Burhan ve baş karakterimiz Alper Kamu tanışırlar. Ümit'in Mehmet isimli yatalak küçük kardeşi ölü bulunması ile bir cinayet başlar. Ama aslında katil de bellidir. Asıl çözülmesi gereken neden isimli en önemli sorudur.
Alper Kamu serisinin ikinci kitabıyla yine bir dedektiflik peşinde olan zorba Alperin lafını esirgemeden dile ve zihne getirdiği her şeyi büyük küçük demeden söylüyor. Büyüklerin bu nasıl çocuk dediği ama kendisinin de bilmediği hallerini artık kanıksamış olmak gerek.
Son kısımda bizzat kendisini betimleyen bir yer var: Pazarlığa açık değilse ruhum, Şeytan beş para vermeyeceğindendir; çünkü ben Alper Kamu, gösterişli bir yalan, insanlığın kara yazgısına vurulmuş lanetli bir mühürden başka bir şey değilim.
... Birinun yıkıntıların nöbetini tutması gerekir; işte o yüzden, biri hariç, bütün çocuklar büyür.
Bana göre ilk kitabında daha sürükleyici bir hava ve olayların daha titiz işlenmisti. Bu kitapta karakterimizden ödün vermemiş elbette ama biraz daha geçiştirerek anlattığını dusundum. Çünkü arkadaşlarıyla çok az bir kesiti var ve sanki bahsetmeden gecmeyeyim havasındaydı. Yine de bazı toplumsal durumları da araya koymuş bunlar çocuk şiddeti ve ülkemizde deprem. Yine kendinden büyük bir kadına bir aşk ve tutkulu duygular beslemekte. Bu duruma nasıl tavır almak lazım bilemiyorum
Kendisini yine kullandığı kelimeler ve ağzıyla okutacak bir eser. Eğlenmek için okunur baboli
Cehennem ÇiçeğiAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20137,8bin okunma
Sapiens'i okumadığım için uzun bir süredir kendimi eksik hissediyodum ve hakliymisim da bu güne kısmetmiş.
İnsanlık tarihinin başlangıcı, neandertaller , homo erectus ve bizler homo sapiens. Harari, bu türleri tek tek anlatıp yaşam tarzlarını, fiziksel özelliklerini ve beslenme biçimine kadar insanın gelişimini sarmal bir modelle bir ileri bir geri yaparak tarihini anlatıyor. Birçok konuyu birbirlerine bağlayarak anlaşılabilmesini sağlıyor.
Ayrıca doğru bilinen yanlışları da anlatıyor. Özellikle Tarım Devrimi kısmında anlatıldığının aksine o kadar da insanlık adına yararlı olmadığını öğrendim.
En çarpıcı konulardan birisi de dine yaklaşımıydı.
"Evrende hiçbir tanrı, millet, para, insan hakkı, yasa ve adalet insanların ortak hayal gücü dışında var olmaz"
bu tür kavramların insanların birbirlerine anlattığı hikâyeler dışında gerçekleşmediğini söylüyordu. İnsanların bu tür mitlerin sağladığı yarar büyük gruplar halinde esnek bir iş birliği yapabilme becerisini verdiğini yazıyor.
Nerden geldik ve nereye gidiyoruz sorusunun üstüne daha çok soru sordurtan bir calisma. Herkesin okuması dileğiyle.