Zübük / Aziz Nesin
Türk Edebiyatı
Öncelikle, sanırım bizi okumak istiyorsanız bu kitabı okumalısınız. Aziz Nesin’in tespitlerini, teşhislerini, gözlemlerini hayretler içerisinde taktir edin. Ben öyle yaptım. İyi ki kitap satışta diye biraz teselli oldum. Çünkü izlemek yasak. Kemal Sunal’ın başrolünde oynağı bu kitaptan uyarlanan ‘Zübük’ filminin televizyonlarda yayınlanmadığını, gerekçesiz bir yasaklama olduğunu biliyor musunuz?
Mizah, bir zeka ürünüdür. Kara mizah ise zeka ve cesaret ürünüdür. Aziz Nesin iyi ki var olan usta bir mizah yazarı. Yeteneği ile birleştirdiği toplum eleştirisini okurken hem güldürüp hem derin bir ahh çektiriyor.
Halkın Zübükzadeler karşısında nasıl büyülendiğini, aslında zübük oldukları için, nasıl güzel Zübükzade yarattıklarını okuyoruz. İnsanımızın rüşvet ve torpil dışında hiçbir işinin görülmeyeceğine inancı, Zübükzadelerin dokunulmazlığına çare olmadığına olan inançları bitmiyor. Sevmezler, istemezler, yaka silkerler, üçkağıtçı, dolandırıcı, yalancı olduğundan yakınır dururlar. Bir yandan da onsuz yapamazlar, onun yüceltir de yüceltirler. Adalete, doğruluğa inançları yoktur. Gemiler böyle yürüyecektir.
Kitabın ilk basım tarihi 1961. O günden bugüne ne zübükler bitmiş ne zübükzadeler. Köle zihniyetinden kurtulmadığımız sürece bitmeyecekler. Hak ve adalete olan inancımız olmadığı sürece öyle yönetileceğiz ya da güdüleceğiz. Her dönemin bir klasik halk sözü var. Şimdilerde amaann sanki gelen çalmayacak mı? Gibi. Eğer zübükleşmez çaldırmazsanız, çalamazlar. Zübükzadeler, zübükler sayesinde varlar. Aziz Nesin günümüzde yaşasaydı, güzel bir seri yazardı sanırım.