Kadınların bu dünyaya gelmelerinin amacı, kendi seslerine, kendi değerlerine, düşgüçlerine, uzağı görme yeteneklerine, durugörülerine, öykülerine ve eski anılarına sahip çıkmaktır.
Değerli Kitap Simyacıları,
13 Aralık Cuma akşamı saat 22.00’de, Google Meet üzerinden gerçekleştireceğimiz “Yeraltı Edebiyatı” konulu söyleşimize davetlisiniz!
Bu etkinlikte, yeraltı edebiyatının ne olduğu, nasıl tanımlandığı, tarihsel gelişimi ve bu alandaki eserlerin bizde bıraktığı etkileri tartışacağız. Söyleşi, topluluğumuz üyelerinin katkılarıyla zenginleşecek ve yeraltı edebiyatına dair farklı bakış açıları sunacak.
Topluluğumuza katılım ve tüm etkinliklerimiz ücretsizdir. Ancak, topluluğumuzun huzur ve kalitesini korumak amacıyla üyelik başvurularında seçici davranıyoruz. Katılım talepleri, özenle hazırlanmış formlar üzerinden değerlendirilmektedir.
Unutmayın, Kitap Simyacıları bir kitap kulübünden daha fazlasıdır: Bir kültür grubuyuz! Alt gruplarımızın talepleri doğrultusunda edebiyat, sanat, tarih ve daha birçok farklı alanda düzenli veya özel programlar gerçekleştiriyoruz.
Katılım için topluluğumuza başvurmayı unutmayın!
Sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.
Kitap Simyacıları Ekibi
Kadınlar isterse idam cezalı mukaveleler getirsin. Bu toplumun kültürü namus zırvalığını yaşam ağacı konumuna getirdikçe, kadını doğurgan, alınıp verilen bir mal, hediye paketi gibi görüp ona çeşitli cinsiyetçi roller dayattıkça, sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyin dedikçe, din kadınları erkeğe emanet edip onları dövün, cariyeniz yapın, mirası eşit bölmeyin, erkekle şahitlikte bile eşit tutmayın dedikçe, son olarak eril devlet bu iki çürümüş öğretileri yüceltip halka empoze ettikçe hiçbir şey düzelmez. Kadınların esas hedefi bu üçlü vebayı ortadan kaldırmak olmalıdır.
Lütfen sonuna kadar okuyun. Katılmıyorum. 1. Namus bir zırvalık değildir, namusun korunması kavramını yanlış bilen toplum yüzünden namus kavramı zırvalıktır denilemez. 2. Kimsenin kadını doğurgan mal yerine koyup cinsiyetçi yaklaştığı yok günümüz modern dünyasında bu görevi kadının kendisi üstlenmekte kimsenin kadına sen cinsel bir kuklasın dediği de yok ancak kadın bunu gerek medya içerisinde gerek sinema içerisinde para karşılığında kendisi hiçbir zorlama altında kalmadan yapmakta kendini kullandırtan kadının kendisidir. 3. Din kadını dövün, cariyeniz yapın demez peygamberlik döneminde cariyenin olması savaşta dul kalmış kadınlara rahatsızlık verilmesinin önüne geçmek için ortaya çıkmıştır kişinin evlilik hayatı ilk eşi iledir. Nisa 34 teki darabe kelimesinin kökü de dövmek değil eşler arası ayrılık dönemine çözüm için gereken yolları anlatan bir kelimedir.4. Mirası islam şeriatında erkek babadan iki pay alır çünkü erkek evlendikten sonra karısından miras almayacaktır erkek iki alır çünkü evlendikten sonra yarısını karısına verecektir (ayrılırlarsa) , kadın ise babadan bir pay alır çünkü evlendikten sonra bir pay da kocasından alır. Şahitlik konusunda da erkek yapısı gereği çoğu zaman birinin tehdidi altında kalıp yani birinden etkilenerek şahitliğini değiştirmez ancak kadın yapısı gereği yumuşak ve zayıftır erkeğe göre o yüzden kadının tehdit altında kalıp etkilenmiş olabileceği göz önünde bulundurularak iki kadının şahitliğini kabul eder çünkü iki kadın ittifak olmuştur başka birine karşı etkilenme konusunda daha güçlü hale gelmiştir ve şahitliğini tarafsızca yapacaktır. Lütfen diğer insanların cahilliği veya yanlış uygulamaları yüzünden islama iftira etmeyin ettirmeyin. Kadını nesneleştiren islam değil yeni dünya düzeni ve bu düzene fazlaca kendini kaptırmış kadının kendisidir. Affedersiniz ama ne zaman ki kadın parasını makyaj ürünlerine harcamayı bırakıp bilim ve ilim yolunda harcadığı ve geleceğe uygun evlatlar yetiştirirse işte o zaman kadınlar kazanmış olur. Ben kadınlar bakım yapmasın demiyorum belirtmek istiyorum ki günümüzün kadın profilinin düştüğü halden hakikaten rahatsızlık duymaktayım ve üzülmekteyim. Buraya kadar okuduysanız müteşekkirim. Saygılar.