Sınırlar, Tanrının ölümü, tek başınalık, amaç, özgürlükle ilgili derin kaygılar; yaşam boyu kilit altında tutulmuş derin kaygılar artık zincirlerini kırıp zihnin kapılarını ve pencerelerini zorluyorlar. İşitilmek istiyorlar. Yalnızca işitilmek de değil, yaşanmak istiyorlar!
Evrensel bakış her zaman trajedinin etkisini dağıtır. Yeterince yükseğe tırmanabilirsek, o trajedinin artık trajik görünmediği bir yüksekliğe de erişebiliriz.
Tanrının değil, zamanın arzuları doğrultusunda yönetildiğimiz fikrini yakalayabilmiş. İradesinin "öyle oldu" karşısında güçsüz olduğunun farkında. Acaba ona "öyle oldu" yu, "öyle istedim"e dönüştürmeyi öğretebilecek miyim?