Mustafa Kemal

Mustafa Kemal
@Malshkania
"İnsan eninde sonunda her şeye alışır." Albert Camus
Aganta Burina Burinata
Puan vermedi·189 syf.··
2024 18. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2024 13:07
Aganta Burina Burinata Halikarnas Balıkçısı'nın kalemini deneyimlediğim ilk eser oldu. Günümüz Türkçe'sine oldukça yakın bir dili olduğu için okurken birkaç yer hariç çok sorun yaşamadım. Eserin başları okura ana karakterin(Mahmut) çocukluğundan başlayarak kişiliğiyle ilgili basit bilgiler veriyor. Ki sayfalar ilerledikçe Mahmut'un hem yaş hem de karakter olarak gelişimine okur gözünden bizzat tanıklık ediyoruz. Eserin ortaları oldukça akıcıydı ve çok hoşuma gitti. Ancak sonlara doğru benim için çok sıkıcılaşmaya başladı. Ne yazık ki okuyayım bitsin kafasında bitirdim. Yine de Aganta Burina Burinata'nın yazarın eserlerine başlamak için fena olmayan bir tercih olacağını düşünüyorum. Kendim öyle yaptım ve son bölümleri beni sıksa da genel olarak memnun kaldım. İyi okumalar...
Edebiyat
Aganta Burina BurinataHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20226,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Havada Bulut
Puan vermedi·125 syf.··
2024 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 16:08
Havada Bulut Sait Faik Abasıyanık'ın kalemini deneyimlediğim ilk eser oldu. Yazarın bir akıma uymadan kendi isteğine göre bir dil/tarz belirlemiş olması oldukça hoşuma gitti. Aynı zamanda eski bir eser(1951) olmasına rağmen dili günümüz Türkçe'si ile okunduğunda gayet anlaşılır ve akıcı. Örnek vermek gerekirse 1978 tarihli Kuşlar da Gitti adlı eserde aşina olmadığım kelime sayısı Havada Bulut'a oranla çok daha fazlaydı. Yazarımızın dili ve üslubu ile ilgili görüşlerimden sonra sizlere biraz da bu eser özelinde fikirlerimi sunmak isterim: Sait Faik Abasıyanık ile ilgili, kitaplarının hep öykü derlemeleri olduklarını duymuştum. Burada da aynı şey geçerli ve içerisinde birkaç farklı hikaye bulunuyor. Ama eseri benim gibi ilk kez okuyacak olanların kapılabilecekleri bir yanılsama var: Bu hikayelerin birbirlerinden bağımsız olduğunu düşünmek. Aslında "neredeyse" bağımsızlar, ama her hikayenin sonunda olan bir/birkaç cümle, o hikaye ile ondan sonraki arasında bir bağlantı oluşturuyor. Eserin bu yönü bana derlemelerden ziyade sabit, tek bir konunun akışında giden kitapları tercih ettiğim için hoş gelmişti. Ama okumam sonrasında yazarın kendine has dili ile bahsettiğim bu bağlantı oluşumlarının iyi bir âhenk içerisinde olmadıklarını düşündüm. Bu sebepten benim fikrim; "hikayeler birbirlerinden bağımsız olsalardı bu eser daha çok hoşuma giderdi." yönünde. Yani, başta benim açımdan artı olduğunu düşündüğüm durum, sonlara doğru yaklaştıkça ne yazık ki bir eksiye dönüştü. Ama Havada Bulut'un bu yönüne rağmen(ki sizin için bu eksi bir yön olmayabilir), Sait Faik'in kalemini deneyimlemek için hoş bir giriş niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Belki yazarın bana daha akıcı ve hoş gelecek eserleri vardır. Bunu, ileride diğer derlemelerini de deneyimleyerek göreceğim. İyi okumalar...
Edebiyat
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,241 okunma
Nasıl Ölünür?
Puan vermedi·48 syf.··
2023 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 19:53
İncelememe hoş geldiniz. Bugün yine Can yayınları kısa klasikler serisinden bir eserle karşınızdayım: Oldukça depresif bir isme sahip olan "Nasıl Ölünür?" Bu eser yazarın okuduğum ilk eseri oldu. Neyse daha fazla lafı uzatmadan konuya girelim. Kendi düşüncelerime geçmeden önce siz sayın okurlara eser hakkında biraz önbilgi vermek isterim: -Eserimiz her biri birbirinden bağımsız toplam 5 bölümden oluşuyor. Her bölümde bambaşka hayatlara sahip olan insanların ölümlerini (Aristokrat, burjuva, esnaf, köylü, işçi) ve onların yakınlarının bu süreci nasıl yaşadıklarını görüyoruz. Böyle kısa bir eser için özet niteliğindeki bu önbilgilerin yeterli olduğunu düşünüyorum. Şimdi de eserle ilgili kısaca kendi düşüncelerimi paylaşmak isterim: -"Nasıl Ölünür?" Kısa klasikler serinde okuduğum 2. kitap oldu. İlki incelemesini de yaptığım "Claude Gueux"' idi. Onun için bu eseri "Claude Gueux" ile karşılaştırarak ele alacağım. Ona 8 puan vermiştim ama bu esere 7 puan verdim. Bunun nedenine gelmeden önce şunu söylemek isterim ki eserin dili "Claude Gueux" gibi gayet sade ve akıcıydı. Okurken pek sıkıldığım söylenemez. Şimdi gelelim 7 puan vermemin nedenine: Yazar bize bu birbirinden bağımsız kısa hikayelerle bir mesaj vermeye çalışmış (aynı "Claude Gueux" gibi). Bu bariz bir şekilde ortada zaten. Ama eserin bunu pek düzgün işleyebildiğini düşünmüyorum. Çok kısa bir eser olmasına rağmen bazı yerleri okurken o yerler gereksiz uzatılmış gibiydi. Bana göre önemli olan (o mesajı taşıyan) yerlerinde bazıları olması gerekenden kısa tutulup kesilmiş gibiydi. Şimdi bu eserde verilmek istenen mesaj bana pek işlemedi. Ortada toplu bir hikaye de yok. Bölüm bölüm ayrılmış kısa hikayelerden oluşuyor. Ee ben bu eseri neden okudum o zaman? Neyse en azından 1 saat keyifli bir vakit geçirip yeni bir
Edebiyat
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
Klaus
Puan vermedi·208 syf.··
2023 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 17:11
İncelememe hoş geldiniz. Bugün, ünlü yazar Grant Morrison'ın kaleminden çıkmış alışılmadık/farklı bir Noel Baba hikayesi olan "Klaus" adlı eseri inceleyeceğim. Öncelikle siz sayın okurlara eser hakkında ufak önbilgiler vermek isterim: -Aslında bu eserin konusuna kısaca "Noel Baba'nın biraz daha yetişkinlere yönelik, alternatif bir orijin hikayesi" demek yerinde bir tanım olacaktır. -Eser Türkçe'de orijinal çizgi roman boyutu olan 16.8 x 25.7 cm olarak basıldı. İç sayfaları 115 gr mat kuşe ki kendisi benim çizgi romanlarda en sevdiğim kağıt türüdür. Şimdi de eserle ilgili kısaca kendi düşüncelerimi paylaşmak isterim: -Çizimler konusunda Dan Mora gerçekten kaliteli iş çıkarmış. Çizimler tam da burada olduğu gibi fantastik masal tadında bir hikayeye gidecek tarzdalar. Sadece bazı aksiyon sekanslarındaki çizimler karışık gibiydi. Yani eserde o an neler olduğunu anlayamadığım birkaç panel mevcut. -Hikayeye gelecek olursak: Klasik bir masal karakteri olan Noel Baba'yı, az önce de dediğim gibi içinde şiddet unsurları da barındıran farklı bir hikaye olarak ele almak yaratıcılık gerektiren bir şey. Grant Morrison'da bir yere kadar bu yaratıcılığı güzel bir şekilde halletmiş. -Şimdi geldik asıl soruya: Eseri böyle güzel güzel övmeme rağmen neden 7 puan verdim? Çünkü hikaye alışılmadık ve yaratıcı yazılmış olmasına rağmen okurken beni pek içine çekemedi. Böylelikle içimdeki merak duygusunu da tam olarak uyandıramamış oldu. Temposu da bana ayarsız ve düzensiz geldiği için eseri okurken birkaç kez hikaye akışından kopup, sıkıldığım yerler oldu. Okurken ana teması ve çizimleriyle keyifli vakit geçirmenizi sağlayabilecek bir eser ama bunun için pek beklentiye girmemek gerektiğini düşünüyorum.
Edebiyat
KlausGrant Morrison · Prestij Yayınları · 202140 okunma
Claude Gueux
Puan vermedi·48 syf.··
2023 10. kitabı
İncelememe hoş geldiniz. Bu eser, tam olarak baştan sona okuyup bitirdiğim ilk Victor Hugo eseri. Kısa bir eser, evet bu sıralar özellikle roman/hikaye türünde istemeden kısa eserleri seçiyorum. Galiba uzunlar biraz gözümü korkutuyorlar. Öncelikle eserin konusundan kısaca bahsedeyim sonrasında da kendi düşüncelerimi sizlere aktarıp incelememi sonlandırayım: -Biraz eserin isminden bahsedelim: İsmi gerçek bir olaya dayanıyor. O olay da Fransa'da yaşayan "Claude Geuex" isimli yoksul bir işçinin 1832 yılında idam edilmesi. Victor Hugo'da bu olaydan 2 yıl sonra yani 1834 yılında "Revue de Paris" gazetesinde olayı kendi bakış açısıyla anlatıyor. -Eser Claude'un hırsızlık yapması sonucu hapishaneye yollanması ile başlayıp, Hugo'nun yönetim ve halk arasındaki (adalet odaklı) ilişkiyle ilgili yaptığı eleştiri zinciri ile son buluyor. Sadece 41 sayfadan oluşan bu kısa eser için bu kadar önbilgi yeterli diye düşünüyorum. Şimdi de siz sayın okurlara kısaca eser ile ilgili öznel düşüncelerimi aktarayım: -Eser sadece 41 sayfa olmasına rağmen beni etkiledi. Yakın zamanlarda okuduğum Çehov'un "Kara Keşiş" kitabıyla karşılaştırmak gerekirse (çünkü o da oldukça kısa bir eserdi) benim için bu eserdeki karakterlerin (Claude ve Mösyö D.) çok daha iyi işlendiğini ve olayın daha akıcı anlatıldığını söyleyebilirim. Özellikle bu sebeplerden dolayı o eser benden 7 puan alırken, "Claude Gueux" 8 puan alıyor. Ki bu tarz kısa eserlerde (inceleme yazılarında gördüğüm kadarıyla) okurlar genellikle bir sorundan şikayetçiler: Eserin olması gerektiğini düşündüklerinden daha kısa olması ve bundan dolayı sanki eser yarıda bırakılmış gibi ağızlarında burkuk bir tat oluşması… “Kara Keşiş'te" benim için öyleydi. Ki başka okurların incelemelerini okuduğumda bir tek benim öyle hissetmediğimi fark ettim.
Edebiyat
Claude GueuxVictor Hugo · Can Yayınları · 2022934 okunma