Fettah Demir

Fettah Demir
@Mamweste
Ölüm ki en bilge suskunluktur dünya denen batıkta.
Korkunun parmakları uzandı boğazıma Parçalandı bir anda ruhumun yelkenleri Son mutluluk sesleri inince kulağıma Kapladı her tarafı sessizlik dikenleri Dört mevsimi bir arada yaşadım ve ürperdim Oynadım bu çileli oyunda son rolümü Her adımda bir korkunç âkibeti bekledim Her adımda seyrettim yeniden öldüğümü Çaresiz, duyulmaya başladı vuruşları Gözlerimin önüne serilince yüreğim Kanatlandı semaya sessizliğin kuşları Anladım; sessizliğe ben de gömüleceğim Nurullah Genç
Güneşi kopar dalından ellerine al ve durmadan canını yakan sözü bitir şiirin kalbine akıt artık umudun billur ırmağını kavruk çölüne yüzümün ve bir sevda gibi yanaş hayatın kıyılarına Yoksa ey kalbim tel bile olamazsın şiirin sazına Ahmet Telli
Önce yürü bu vefasız ülkeden Sonra uzan bir tenhaya, sessiz ol Gelip geçsin üzerinden turnalar Düşün, sesler neden bulur sesleri Kelâm kimin damarlarında kandır Harflerini senden alan merhaba Hangi demin âteşidir içimde Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar gönül hanesi Sen nasıl bu kadar yâr divanesi Sen nasıl bu kadar çerağı ömür Sen nasıl bu kadar inci tanesi Nurullah Genç
Gitmek. Bir hançeri inceltip Okyanusa daldırmak isteği Ya da düşebilmek atlasların Dışına ki ey kalbim Yalnızsın bu yolculukta da Ahmet Telli
Bir gülün hacmini ölçmeye kalktım Yanıldığım kesin Yenildiğim belli değil youtu.be/fLreOg_1B1k