Günlük yaşantı içerisinde yapılan çoğu hareket insanlar üzerinde sanıldığından çok daha fazla etki yaratır. Ve bu mağduriyeti yaşayan insanların buluştuğu ortak bir payda varsa bu bir sınıfsal ahlaki çöküntüye daha sonra yavaş işleyişli bir toplumsal ahlaki çöküntüye yol açabilir. Yavaş işleyişli çöküntülerin hızlı işleyişli olanlardan farkı; hızlı işleyen durumlar savaş, ekonomik kriz, göç gibi olağanüstü koşullar altında gerçekleşir. Fakat bunlar o topluma yerleşmeden bunun önüne geçilebilir kısa sürede etkisi hafifletilip doğru hamlelerle çözüme kavuşturulabilir. Yavaş işleyişli durumlarda çok küçük görünen,üzerinde çok düşünmediğimiz, kanıksamaya başladığımız bazı olaylar geri dönüşü çok güç olan çöküntülere sebep oluyorlar. Peki bunlar nedir? Nasıl bu etki ortaya çıkar bu kadar büyür? Özellikle sosyokültürel seviyesi düşük insanlar bazı kabalıkları,saygısızlıkları sebebini sonucunu düşünmeden yapabilirler. Sonrasında bunun doğruluğuna dair çeşitli laf oyunlarıyla ikna çabasına girerler. Ve eğer bunu meşrulaştırmayı başarırlarsa yaygınlaştırmayı da başarabilirler. Örneğin bir insanın mahremine girmek, kişisel alanında rahatsız etmek yanlıştır. Bu insana olduğu yerde güvensizlik, rahat olmama hissi yaratır ve bu his kişisel gelişim açısından bireysel yönde elde edinilmesi gereken olgunlaşmaya ve bireyin sahip olması gereken bazı özelliklere yıkıcı etki yaratır. Fakat bunu bir sorun olarak görmeyen ve zaten kendi gelişimlerini dahi önemsemeyen bir grubun bu mahremiyeti bozarak bunu meşrulaştırması buna samimiyet, kişilik özellikleri gibi kılıflar uydurması hatta daha da ileriye giderek bundan duyulan rahatsızlığın sosyal yönden eksik olmayla ilişkisi olduğunu kendi akıllarınca düşünerek, rahatsız olmayı suç olarak dahi gösterebilirler. Eğer bu durumu böyle