Uğur

Uğur
@Martin1910
büyük çöküntü ve melankoli anları dışında neşeli
İnsanlar ailenin ve evliliğin yükünü taşımakta zorlanıyorlardı. Evet, alametler ortadaydı, açıktı, aile kurumu binası çatırdıyordu. Evet, alametler korkunçtu. İnsanlar bu yıkılmaya yüz tutan, soğuyan barakadan çığlıklar atarak kaçışıyorlardı. Sahte peygamberler türemişti, kâhinler modaya uygun tahminlerde bulunuyorlardı: “Deneme evlilikleri” hatta “dost birliktelikleri” tavsiye ediliyordu. “Evlilik krizde” sohbetleri modaydı. Kömives bu sahte peygamberlerden nefret ediyordu. Sadece onlardan mı? Onların peşlerine takılan sinirleri iflas etmiş, ya da sıradan korkak karakterli, sorumsuz, hayatın zevkleri peşinde koşan aile fertlerinden de! Sonunda bir gün gözlerini yere eğecek ve mahkeme kürsüsü önüne çıkacaklardı. Çünkü evliliğin sorumluluklarına ve görevlerine dayanamıyorlardı
Sayfa 48·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tehdit altında olan toplumun ta kendisiydi! Uygarlığın, toplumsal barışın esirgenmesi gerekiyordu. Esrarengiz eller tarafından parçalanmaya çalışılan o bütünü bir araya getiren parçaların korunması gerektiğini hissediyor, bunun için de görevinde her an müdahale etmeye hazır bekliyordu. Ama acaba bu uygarlık böylesi bir korumaya değer miydi? Masum muydu? Bu her şeyi motorlarla halletmeye çalışan, dünyanın tadını çıkarmaktan başka bir şeye gayret etmeyen bu uygarlık nasıl bir ahlaki içeriğe sahipti? Şu zaman zaman bastırıveren ve sinirlerin garip, ama aynı zamanda biraz da aşağılayıcı isyanı olduğunu iyi bildiği hafif baş dönmesi acaba neden kaynaklanıyordu? Bunun, biraz da içinde bulunduğu çağın ahlaki bir içeriği olabileceğinden duyduğu kuşkuyla ve bu kuşkunun vicdanında yarattığı tepkiyle ilgisi olabileceğini düşünüyordu
Sayfa 18·Kitabı okudu
Şu aralar herkes “sinirli”ydi. Kömives biraz da ahlaksızlık gibi gördüğü bu sinirli olma halini anlayamıyordu. Elbette bu düşünce kafasında bu kadar net değildi. Sadece bir sezgi olarak görüşü böyleydi; saygıdeğer ve onurlu bir insan sinirli olmamalı, diye düşünürdü. Elbette eğer birinin yapısında daha doğarken beraberinde getirdiği böyle bir zayıflık varsa, o başkaydı. Ama bunun dışında her duruma uygun bir şekilde kullanılan bu anahtar kelimeyi kabul etmiyordu. Bunu çağın, olur olmaz başvurulan bir gerekçesi olarak görüyordu. Karmaşık ve önemli bir sorumluluk duygusunu sırtından kolayca atmak isteyen insanların başvurduğu bir mazeretten başka bir şey değildi. İnsan ya “hasta” olurdu ya da “sağlıklı” ama “sinirli” olamazdı.
Sayfa 17·Kitabı okudu

Uğur

, bir kitap okudu
9/10
·232 syf.·
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Dino Buzzati
8.2/10 · 19,8bin okunma

Uğur

, bir kitap okudu
9/10
·456 syf.·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 02:45
·
2026 16. kitabı
D. H. Lawrence
7.1/10 · 2.057 okunma