“Öyle bir zaman gelecek ki hepimiz ölmüş olacağız. Hepimiz. İnsanların var olduğunu ya da türümünüzün herhangi bir şey yaptığını hatırlayabilecek tek bir insan evladının bile olmadığı bir zaman gelecek. Sizi beni bırakın,Aristoteles veya Kleopatra’yı bile hatırlayan kimse kalmayacak. Yaptığımız,inşa ettiğimiz,yazdığımız,düşündüğümüz ve keşfettiğimiz her şey unutulacak ve tüm bunlar boşa olacak. Belki o zamanlar yakınımızdadır,belki de bu seneden milyonlarca sene uzaklıkta ama güneşin çökmesinden kurtulacak olsak bile sonsuza kadar yaşamayacağız.”
“Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini,işin tamam olduğunu; aşkın,arzunun,ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendimize itiraf etmek ; kendi kendimize,bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip,burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumaya mahkûm olmak. Böyle mi olmalıydı? Böyle mi sanmıştım? Lâkin,işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı.”