Neyi bilip, neyi bilmemesi lâzım olduğunu düşünmek, düşüncenin ilk işidir.
Ancak bu sansürden geçtikten sonradır ki, düşünce değer kazanır; faal ve gayeli hale gelir. Bize yük olmaktan çıkar, bizde bir makine olur. Halk, gelişi güzel her şeyi bilebilir.
Alim ve mütefekkir ise ancak kendine lâzım olan, kendini işleyen şeyleri bilir, pek çok şeyleri bilmekle öğünen håfiza hamalları, hayatta hiçbir baltaya sap olmayanlar, hiçbir
işe yaramayanlardır. Denizlerin yüzünde ne kadar gezinsek, bir defa olsun dibine dalmadıkça ondaki hayat hakkında bilgi sahibi olamıyoruz.
Kuzeyli bir amire bağlı çalışmak kötü ,güneyli bir amire bağlı çalışmak daha da kötü ,fakat en kötüsü insanın kendi kendisine amirlik taslayıp köle gibi çalıştırması.