*Aşk bir meydan savaşı mı?
*Aşık olmak meydana çıkmaktır. Savaşmayı ve yaralanmayı göze almaktır. Sevgilinin kirpiklerini oka benzetenler ne güzel söylemiş.
“… gözler ve duygular arasında doğrudan bir ilişki olup olmadığını tartışabilir ya da sorumluluk duygusunun net görmenin doğal sonucu olup olmadığını ama o büyük sıkıntı içinde olduğumuzda, bedenimiz acı ve ıstırapla boğuşurken, işte o zaman, içimizdeki hayvancık ortaya çıkar.”
Görme yetilerini yitiren insanların duygularını da yitireceğini anlatan bir cümle yazmış yazar. Yaşadığımız dünyada gören gözleriyle kötülükten vazgeçmeyen, insani duygularını yitirmiş insanları ne yapacağız?
“Montag gelecekte koşan benim ve zaman zaman benim kadar korkar. Sırf öfkeli olduğu için cesurdur (ben cesur biri değilim; öfkeli biri oluyorum zaman zaman). “ Bu cümle o kadar beni anlatıyor ki. Bir öfkemiz varsa yaşananlara, yaşatılanlaradır. Yapmak isteyip yapamadıklarımıza, samimiyetimizi, iyi niyetimizi sorgulayanlara ya da azalmasına sebep olanlara… Bu öfkedir belki dışarıdan cesur görünmemize sebep olan. İçimizdeki korkaklığın kimine göre öfke kimine göre cesur adı altında dışa vurumudur belki. Bilmiyorum. Bildiğim, bu cümle yazarın son sözünde eklediği etkilendiğim cümlelerden.
Bir yetim çocuğun başını okşa. O zaman onun gözlerinde Allah’ı görürsün. Bir fakire yardım et. Onun gözlerinde Allah’ı görürsün. Bir kediye yiyecek ve su ver. Onun gözlerinde Allah’ı görürsün.