Dilara

Bir şeyden kaçacaksanız çocuklar, yılandan, akrepten, aslandan kaçmayın da, nefsinizden kaçın, içinizdeki hırslardan, kinlerden, öfkelerden kaçın. Nihayet bu gelincik de, şu akrep de size nefsiniz kadar zarar veremez. Kişi kendisi için neyin daha zararlı olduğunu iyi bilmelidir. Dünyadaki bunca bunalımların, kavga ve dövüşlerin sebebi dosdoğru olamayan kendi nefislerimizdir.
Sayfa 424
Reklam
Zaten şurasını belirtmek gerekir ki, Hıristiyanlık dini, ahiret mutluluğunu düşünür, oysaki tasavvufun amacı, insanı kurtuluşa götürmektir. Bu nedenle René Guénon, ikisi arasındaki fark üzerinde ısrarla duruyordu. Mutluluk ona göre kötü bir şey olarak görünüyor değildi; ama o buna razı olmuyordu, daha ötesini istiyordu
Sayfa 23
Hz. Peygamber, Müslümanları yeni pazarlar kurmaya yönlendirdi, onlan ticaret ve ekonomik güç unsurlarına sahip olmaya teşvik etti, öğrenmeye ve yazmaya yöneltti, onlar da titizlik ve itinayı öğrendiler. Namaz ve cemaat Müslümanlarda bir disiplin şuuru ve ortak bilinç oluşturdu. Aralarındaki rekabet, kamu yararına hizmet etmeyi hedefler hale geldi. Kalplerinde kurbaniyet ve özveri duygulan yeşerdi. Tüm bunlar gerçekleşirken Hz. Peygamber öğretiyor, rehberlik ediyor ve yönetiyordu Kur'an ayetleri inmeye devam ediyor, yeni topluma yenilenen bir enerji aşılayarak zihinleri açıyor, yerleşik anlayışlan değiştirerek insanları yüce bir mesajla buluşturuyor ve onları göklerin ve yerin hükümranlığı hakkında düşünmeye sevk ediyordu.
Sayfa 236
Gerçeği arıyorlar, haklarında ısrar ediyorlar, öte yandan yazdıkları yazı iftira dolu. "Dilemiyor, talep ediyoruz. Minnettarlık belirten tek sözcük de duymayacaksınız bizden, çünkü bunu kendi vicdanının rahatlatmak için yapıyorsunuz!" Ne ahlak anlayışı ama! Peki, prense hiç minnettar hissetmeyeceksen kendini, ya o zaman prens de sana Pavlişçev'e minnettar olmadığını, onun da kendi vicdanını rahatlatmak için ona iyilikler ettiğini söylerse? Sen prensin Pavlişçev'e olan minnettarlık duygusunu hesaba katarak talepte bulunuyorsun. Öyle ya, senden borç para falan almış değil. Onun Pavlişçev'e olan minnettarlık duygusundan başka neyi hesaba katmış olabilirsin, öyle değil mi? Öyleyse nasıl oluyor da minnettarlık duygusunu yadsıyabiliyorsun? Deliler!
Sayfa 362
Şimdi her şeyi anlıyorum! (Kendisine şaşkın şaşkın bakan Burdovskiy'i göstererek sürdürdü konuşmasını:) Peki, şu kekeme para için adam kesmez mi dersiniz? Bahse girerim, keser Prens, senin on bin rubleni almaz belki, vicdanı razı olmadığı için almaz, ama gece girer evine, keser seni, kutudan on bin rubleni alır... O zaman razı olur vicdanı! Hiç vicdanıda sızlamaz! Üstelik bunu şerefsizlik de saymaz! "Soylu bir çaresizlik patlaması"dır bu, bir "yadsımadır" veya Tanrı bilir nedir... Tüh! Her şey alt üst olmuş!
Sayfa 362