"Her neyse, hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta -yetişkin hiç kimse, yani- benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum.
"İnsan insanın aynasıdır. Kişi kendisi nasılsa, karşısındaki insanı da öyle görür."
Daima anımsamanı isterim. Bizim işimiz kalbimizi kıranla oyalanmak değil, kırılan yeri bulmaktir. Ve kalp kırılmaz.
Kırılan bir şey varsa o gurur, onur, egodur!..
Ağzınızdan çıkan sözler, enerjiniz yüksekse hemen, orta kararsa birkaç ay içinde, düşükse birkaç yıl içinde size geri geliyor.
Hayatınızın tamamını restoranda geçiriyorsunuz. Bunlar garsona verdiginiz siparişlerdir.
Kuran’da Enam Suresi 27. ayette şöyle diyor “Onların ateşin karşısında durdurulup, ‘Ah keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabb’imizin ayetlerini yalan saymayıp inananlardan olsak!’ dediklerini bir görsen !”
Demek ki gidenler dönüp hatalarını yapmadan yaşamayı istiyor. Oysa şu an hayattayız şükür. Kusurlarımızı düzeltebiliriz. Şansımız var.