Murat Yahşi

Murat Yahşi
Reading it is like a song that touches my soul :)
Kimi güçler bizi barbar, soykırımcı, sanata değer vermeyen bir toplum olarak göstermeye çalışırlarken Avrupa sınırımızda (ne yazık ki, aramızda bu anlayışa çanak tutanlar az değildir!), resimlerini savaştan kurtarmak isterken can veren bir ressamımızın mezarı vardır. Bu konum barış adına değerlendirilir ve tüm dünyaya dostluk mesajlarının gönderileceği sanat etkinlikleri düzenlenirse, Hasan Rıza'nın çabası amacına ulaşacak, savaşın yıkımından insanları, kentleri, sanat eserlerini kurtarma şansı doğacaktır. Sınırında, resimlerini savaştan kurtarmak isterken ölen bir ressamın mezarı olan kaç ülke vardır?
Sayfa 32 - Savaş ve Ressam·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ardından asıl gözyaşı dökülmesi gereken Kız Kulesi'nin kaybolan kapısıdır. Kuleyi 49 yıllığına "kafeterya ve satış merkezi" yapmak üzere kiralayan şirket, tarihi eserin Marmara Denizi'ne bakan güney cephesindeki kapıyı, sözde onarım çalışmaları sırasında yok etmiştir. Soğuk demir işçiliğinin en sıcak örneklerinden biri olan kapıda Kız Kulesi, feneri yanarken ve tepesinde iki martı uçuşurken görülmekteydi. Kuleyi Şiir Cumhuriyeti ilan edip, şiir akşamları düzenlediğim yıllarda, kaybolan kapının bir fotoğrafını çekmiştim. Ona da kitabın sayfalarında bir yer açarak, İstanbul'un kaybolan güzellikleri listesine kaydını yapalım. Midelerini doldurmak üzere, lokantaya dönüştürülen Kız Kulesi'nin kapısını çalanların, çalınan kapı umurunda mıdır ki?..
Sayfa 22 - İstanbul'un Fare Kapanı·Kitabı okudu
Güvendiğiniz birisi sizi hayal kırıklığına uğratırsa söylenecek bir söz vardır: "Dağ fare doğurdu." Uygarlığın, dağların insan tarafından taklit edilmesiyle başladığı düşüncesinde olan bilim insanları vardır. Bu konuda örnek olarak Babil Kulesi, Mısır piramitleri ve Aztek tapınakları gösterilir. 2000'li yılların başında uygarlığın geldiği en son nokta bilgisayardır... Ve biz, bilgisayarın kumanda aracına "mouse" diyoruz. Ne dersiniz, böylelikle dağ gerçekten de fare doğurmuş olmuyor mu?
Sayfa 20 - İstanbul'un Fare Kapanı·Kitabı okudu
Alıntı
Ekmek için geldinizse bizim eve, Fareler, gidin başka delik bulun. Ben yoksul adamım. Ev demeye bin şahit ister bizim eve. Gidin bir zenginin konağına, Bol bol peynir kemirin, Kuru üzüm yiyin, Yemek artıklarıyla ziyafet çekin kendinize. Dişlerinizi keskinleştirmek istiyorsanız Benim kitaplarımı kemirerek Yemeğinizin tadı tuzu olmaz. ~Aristoteles
Sayfa 19 - İstanbul'un Fare Kapanı·Kitabı okudu
Şiir
Büyükler öldürürken ya da ölürken biz bir köşede resim ya­pıyorduk. Ülke paramparça olurken biz konuşmayı, yürüme­yi, peçeteleri katlayarak kayık ve uçak yapmayı öğreniyorduk. Roman örülürken biz yok olmak için saklambaç oynuyorduk.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Alıntı