Ortadoğu’nun kalbi… Acı, savaş ve anlaşmazlıklarla dolu bir tarih. İki halk, iki aile ve bir evin bahçesindeki limon ağacı.
Filistinli Beşir, çocuk yaşta toprağından sürülürken; Nazi zulmünden kaçıp gelen Dalia, aynı eve yerleşir. Biri evinin bahçesindeki limon ağacında çocukluğunu, diğeri yeni bir hayata tutunmanın umudunu bulur. İkisini bir araya getiren şey ise çatışmaların tam ortasında kurulan, yürekleri ısıtan kırılgan bir dostluktur.
Sandy Tolan, Limon Ağacı’nda İsrail–Filistin meselesini belgesel tadında, geniş bir araştırmaya dayalı anlatımıyla aktarıyor. Tarihi belgeler, tanıklıklar ve yaşanmışlıklar üzerinden ilerleyen roman, bir yandan yakın tarihin acılarını hatırlatırken, bir yandan da “insanlığın ortak yarası”na ışık tutuyor.
Kitabın ilk sayfalarında tempo ağır gelebilir; fakat içine girdiğinizde elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir yolculuk sizi bekliyor. Savaşların, sürgünlerin, işkencelerin, kayıpların arasında en çok da bir limon ağacına sığınan insanların hikâyesi…
Belgesel tadında bir tarihi roman arıyorsanız; İsrail’in nasıl kurulduğunu, Filistin topraklarında yaşananları ve günümüze kadar taşınan bu bitmeyen çatışmayı anlamak istiyorsanız, Limon Ağacı mutlaka okunmalı.
Bir limon tanesi yıllarca saklanacak kadar değerli olabilir mi?
Eğer kendi toprağının kokusunu, çocukluğunu, hatıralarını taşıyorsa… evet.