Bana göre, yaşamın kendisi bir mucizedir.
Örneğin, yaşamla bağımızı oluşturan, duygu ve düşüncelerimize biçim ve yön veren beş duyumuz, kendi içlerinde arı ayrı birer mutluluk pınarıdır.
Görmek, dokunmak, işitmek, koku almak ve tat almak, her biri hem ayrı dünyaları temsil eden ve böylece tek tek kendi başlarına yaşamın güzelliklerini algılama konusunda bize bir gökkuşağının farklı renklerini duyumsatan, hem de bir araya geldiklerinde yine gökkuşağının bütünsel güzelliğini temsil eden yetilerimizdir.
Işte yaşamın hızlı ve tekdüze akışındaki monotonluğun yeknesaklaştırdığı günlük hayatımızın içinde, bize hem çok doğal hem de çok normal geldiği için önemini pek de algılayamadığımız bu mucizevi güzellikler, yani çevreyi algılama yeti ve yeteneklerimiz, beni her zaman büyülemiştir.
Yaşama bu gözle bakarken, karşılaştığım olayların bir bölümünü gökkuşağı etkisi diye adlandırdığım bir olguyla tanımlamak ve sizi de bu olgu çerçevesinde betimlemek istiyorum.