Bir vakit gündelik hayatın büyük bir parçasını oluşturan artık miadı dolmuş bir haberleşme biçimi, mektup.
Gerek yazan kişinin dünyasını gerek kaleme alındığı dönemin ruhunu aktarması yönünden edebiyat tarihinin başlıca kaynakları arasında yer alır mektuplar. Ne var ki onları okurken hem merakın bezmine kapılırız hem kişisel mahremin cezbine…
Üç tür mektup yazarı vardır der #andremaurois “Mektubu fikirlerini açıklamak için kullananlar, anlatacak çok az şeyleri olmakla birlikte tekdüze bir hayatın en ufak ayrıntısını bile harikulade bir şekilde ele alınmasını, herhangi bir olayı alıp saygın bir biçimde süslemesini bilenler; ve nihayet, başka türlüsünü yapamadıkları için yazanlar, benliklerini bütünüyle kanlı canlı biçimde yazışmalarına katanlar.”
Başta edebiyatseverler olmak üzere kültür tarihi ile ilgilenenlerin ilgiyle okuyacağı bu kitap, hiç düşünmeksizin az önce bahsettiğim sonuncu kategoriye dahil edilebilir.
“ Seni sevmeyi dünyanın en güzel şiiri yapacağım,” diyen Edip Cansever‘in Alev Ebuzziya’ya yazdığı 123 mektup….
Altmış dört yıl önce kaleme alınmış ilk mektup âşıkane bir dostluğun dolambaçlı güzergahını gözler önüne serer.
20. yüzyılın biri modern seramik alanında dünya çapında öncü bir rol oynayan,
diğeri Türk şiirinin son büyük atılımında başı çeken iki sanatçısını birbirine bağlıyor bu mektuplar.
İki Satır İki Satırdır, yaşam, ben’lik, bencillik, bağlılık, bağımlılık, bağımsızlık ve bilinçaltı esrimeleriyle şairin tavan arasındaki asma bahçe… İki Satır, İki SatırdırEdip Cansever