Ülkemiz de 'liyakat'e artık sadece kitaplarda rastlıyoruz. Hoş zaten nerede liyakat kavramı geçse asıl anlatılmak istenen orda ki 'liyakatsizlik' oluyor. Candaş Tolga Işık da Liyakat kitabında tam olarak bundan bahsediyor. Kısaca ülkemizde bürokrasiden eğitime, sanattan sağlığa, spordan siyasete her kurumun nasıl içinin boşaltıldığı her şeyin nasıl kalitesizleştiğini kendi gözlem ve tecrübeleri ile anlatıyor. Kitabın içeriği ve dili çok sert çok radikal olmamak ile beraber ihtiva ettiği konu ve olaylar açısından kıymetli görüyorum. okunası bir eser LiyakatCandaş Tolga Işık
Memurlar Memurlar Aziz Nesin'in bütün eserlerinde memurlar ve bürokrasi ile ilgili yazdığı öykülerinin derlendiği bir antoloji. Memurlar Memurları okurken gerçekten ülkemizde ki bürokrasi ve memur dünyası o kadar doğru tespitlerlerle o kadar doğru ve etkili bir şekilde hicvediliyor ki takdir etmemek elde değil. Benim üç kez okuduğum ve her fırsatta okumaya devam edeceğim eşsiz bir eser. Aziz Nesin'in bir çok kitabını okudum ancak bu kitabı benim için çok özel bir yerde. Hayatım boyunca başucumdan ayırmayacağım her okuduğumda kendimi ' yahu ne kadar doğru ne kadar haklı' diye söylenirken yakalayacağım bir eser. Kitap gayet sade bir dil ve çok doğru tespitlerle okurun farkındalığı artırırken ufkunu da açıyor. Eserin kaleme alınmasının üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen ülkemizde bürokrasi hergün biraz daha çürüyerek varlığını devam ettiriyor. Hayatımın uzunca bir bölümünü bürokrasi çarkının içinde o çarkın dişlilerinden birisi olarak geçirdiğim için şunu rahatlıkla söyleyebilirim, eserde abartılmış ya da yanlış tek bir tespit yok. Şiddetle tavsiye ederim. Ancak üzülerek belirtmeliyim ilgili eseri kolaylıkla bulamayabilirsiniz. Memurlar MemurlarAziz Nesin
Zweig bir kalbin çöküşü isimli eserinde de gerek psikolojik tahlilleri gerekse eser boyunca diri tuttuğu gerilim unsuru ile kendi çıtasını muhafaza etmeyi başarıyor. Stefan ZweigBir Kalbin Çöküşü
Stefen Zweig novella türünde yazarak tüm gereksiz detaylardan arındırdığı eserleri ile benim başucu yazarlarımdan bir tanesi. Bununla birlikte insan ruhunu en ince en karanlık yerlerine kadar resmedercesine tasvir etmesi kendisini dünya edebiyatında eşsiz bir konuma çıkarmakta. Zweig'ın Korku isimli eseri ise eşini aldatan bir kadının bu durumun ortaya çıkma ihtimali ile yaşadığı duygusal kırılmaları, en ince ayrıntısına kadar müthiş bir gerçeklik ile anlattığı kıymetli bir eser. Ben Stefan Zweig'in sadece bu eserini değil bütün eserlerini şiddet ve gereklilik ile tavsiye ediyorum okuyunuz ve okutunuz. KorkuStefan Zweig
Keş On Dı Teybıl Zafer Algöz'ün Haşırt Dı Bilekbord'tan sonra ki ikinci kitabı. Kitap yine zafer Algöz'ün yaşadığı, tanık olduğu ve dinlediği eğlenceli ve enteresan hikayeleri anlattığı Haşırt Dı Bilekbordun devamı niteliğinde kaleme aldığı bir eser. Ancak Zafer Algöz'ün bu kitabında anlattığı hikayeler gerek mizahi olarak gerekse ilginçlik olarak ilk kitabının gerisinde kalmış. Zannımca bunda ki en önemli etken Zafer Algöz'ün kendisinin de en ilginç ve en anlatılası bulduğu anılarını ilk kitabında kaleme almış olması olabilir. Ama bununla birlikte hafif bir atıştırmalık niyetine okunabileceğini de belirtmeliyim. Okurunu yormaz asla bir zaman kaybı olmayacağı kanaatindeyim. Keş On Dı TeybılZafer Algöz