ölüm bir yaşam olayı değildir. ölüm yaşanmaz.
bengilikten, sonu gelmeyen bir zaman süresi değil de zamansızlık anlaşılırsa, şimdiyi yaşayan bengi yaşar.
görüş alanımız nasıl sınırsızsa, yaşamımız da tıpkı öyle sonsuzdur.
iyi ya da kötü isteme dünyayı değiştirecekse, dünyanın ancak sınırlarını değiştirebilir, olguları değil; dille sözü edilebilir olanı değil.
kısacası, bu yolla dünyanın o zaman tümüyle başka bir dünya olması gerekir. sanki bütün olarak batması ya da çıkması gerekir.
Mutlunun dünyası, mutsuzunkinden başka bir dünyadır.
Wittgenstein’a göre hem dil hem de dünya bir yapıya sahiptir. Dil, isimlerin birleşmesiyle oluşan temel önermelere dayanır. İsimler dilin en basit bileşenleridir.
Benzer şekilde dünya da olgulardan oluşur; her olgu, olgu bağlamlarının bir parçasıdır. Dildeki her yapı düzeyi dünyadaki bir yapı düzeyine karşılık gelir.
Dünyanın temel bileşenleri olan nesneler, dildeki isimlerle ifade edilir. İsimler temel önermeleri; bu önermeler ise daha karmaşık önermeleri ve onların betimlediği olguları oluşturur. Bu yüzden dil ile dünya arasında paralel bir yapı bulunur.