Merf

Merf
Yaşarken anlaşılmaya mecburum!
"Hayır, hepsi o kadar değil! Tamam, bir hırsızı, kötü yola düşmüş bir kadını, aldatılmış bir budalayı anlat ama insanı unutma. İnsanlık nerede burda? Yalnızca kendi bildiğiniz gibi yazıyorsunuz." Neredeyse öfkeli konuşmaya başlamıştı Oblomov, "Düşünce için kalbin gerekli olmadığını mı düşünüyorsunuz? Hayır, düşünceyi kalp besler. Düşen bir insanı kaldırmak için elinizi uzatın ona ya da oturup başucunda acı acı ağlayın ama alay etmeyin onunla. Sevin onu, onun da sizin gibi bir insan olduğunu unutmayın, kendiniz için ne yaparsanız onun için de aynı şeyi yapın... İşte o zaman okurum sizi, önünüzde saygıyla eğilirim..."
Sayfa 67·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Kötü hayalleri içeri bırakma. Biz burada çok sıkışık bir durumdayız.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Edebiyat
Ve sevgiyi senin suretinde yaratmıştım.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
Derler ki tarla kuşu bütün gece öttüğü zaman, tarla faresi bütün ihtiyatı elden bırakır ve yuvasından çıkarmış. Ve beni deliğimden sen çıkarmıştın. Ve sonra bütün hayallerimi yıktın. Yönetimi ele aldın. Ve sonra birlikte sokakta yürürken, istediğin yerden karşı kaldırıma geçmeye cesaret ettin. Ve önce kelime vardı; sen, önce vitrin vardı dedin. Ben konuşurken vitrini seyretme cüreti gösterdin. Hangi renklerin güzel olduğunu, hangi şarkılara duygulandığını, güzel kadının tanımını, tabloları duvara nasıl asmak gerektiğini, hangi yazarların büyük olduğunu, hangi renklerin yanyana gelebileceğini, ikinci sınıf bestecilerin kimler olduğunu, misafire pijama ile çıkılıp çıkılmayacağını, ne biçim bir evde yaşayacağımızı, hangi gömlekle hangi kravatı takacağımı, hangi devlet düzeninde yaşanabileceğini, hangi devlet düzeninin insan ruhunu öldürdüğünü, insan insanın kurdu muduru, aşkın ölümsüz olup olmadığını, dünyanın en büyük oyun yazarının kim olduğunu, yatağın neresinde yatacağımı, yatağın neresinde yatacağını, şu makaleyi nasıl buldun canımı, arkadaşların canımı sıkıyor canımı, ben bu akşam biraz dışarı çıkabilir miyim canımı, o canımı, bu canımı, her türlü canımı hep önce bana söylettin. Ve sonra, yargılarıma katılmadın. Önce sen söyleseydin ve ben sana katılsaydım. Ve bana tuzak kurdum. Ve bana ilk sözü söyletmekle, dönüşü olmayan yola ittin beni.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Edebiyat

Merf

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2022 99. kitabı
Lev Tolstoy
8.2/10 · 234,4bin okunma