Bazen bir ayrıntıyı hiç görmemenin, ya da göz ucuyla hafifçe görmenin, ya da açık seçik görüldüğü hâlde görmezlikten gelmenin, bütünü kavramayı çok daha kolaylaştıracağını düşünüyordum.
O sırada, bilme tutkusuna zincirlenmiş insan suretinde bir köpektim sanki; olmayan kuyruğumu tedirginlikle doyumsuzluk arasında sürekli sallıyor, burnumu hayvanlara özgü korkunç bir sabırsızlıkla ileriye doğru uzatıyor ve iri iri açılmış gözlerle, ucu bucağı gözükmeyen o ormanın kıyısında, bir sağa bir sola geziniyordum.
...ben bu konunun içinde sizinle birlikte aklımı, hayallerimi ve geleceğimi kaybetmeye hazır olsam bile, henüz Alaaddin'in yokluğunu kaybetmeyi göze alamıyorum. Elimde, o yokluktan başka hiçbir şey yok çünkü...
Öncelikle dokuz kitaplık bu seriyi tamamlamak güzeldi. Game Of Thrones'u çok sevdiğim için bu dokuz kitabı almıştım ama çok yüksek bir beklentiyle kitaba başladığım için ciddi hayal kırıklıkları yaşadım. Sonunu bildiğim bir şeyi okumak da maalesef kitabın heyecanını söndürüyor. Diziyi izlemeden başlasaydım keyifle okuyacağımdan eminim. Size tavsiyem, diziyi izlemediyseniz mutlaka okuyun.
Seriyi incelemeye gelecek olursak, hanedanlar arası ilişkilerin ve siyasi stratejilerin işlendiği çok başarılı bir fantastik-kurgu. Hanedanlar, karakterler ve izlenen politikalar geçmişten ilham alınarak oluşturulmuş. Meselâ, Stark Hanesi'nin bayrağının Göktürk İmparatorluğu bayrağıyla çok benzer özellikler göstermesi George R. R. Martin'in bu fantastik-kurgu evrenini yaratırken tarihten etkilediğinin kanıtlarından biri.
Çok fazla karakter barındırmasına rağmen tüm karakterlerin birbirleriyle en ince detayına kadar harmanlanması serinin sürükleyiciliğini arttırmış.
Son olarak, bir karaktere fazla bağlanmayın çünkü her an ölebilir.